YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/347
KARAR NO : 2022/12851
KARAR TARİHİ : 24.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 22/10/2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 03/12/2018 tarihli 2016/12877 esas ve 2018/7500 karar sayılı ilamında “davalının davaya konu haksız fesihte kusurunun bulunup bulunmadığı, kusurlu ise kusur oranı tespit edilmeden sonuca gidilmesinin doğru olmadığı, mahkemece konusunda uzman bir bilirkişiden denetime elverişli rapor alınarak zarar kapsamının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama sonunda, davalının öğretmenevi müdürlüğü görevinde yönetmelik ve yönerge ile kendisine yüklenen görevlerini ihmal ettiği ve dava dışı işçinin iş akdini feshinde kusurlu davrandığı gerekçesiyle kusur oranı ve zarar kapsamının belirlenmesine ilişkin alınan bilirkişi raporuna itibar edilerek davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Hukukumuzda hakkaniyet, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43. Maddesinde (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51. maddesi) düzenlenmiş ve bazı şartların önceden saptanmasının doğuracağı düşünülen sakıncaları ortadan kaldırmak için hukuk kurallarının esnek veya eksik bırakıldığı hâllerde etkisini gösteren ve belli somut olayların özelliklerine uygun karar verilmesini emreden kurallar bütünü olarak tanımlanmaktadır. Buna göre hâkimin, tazminatı belirlerken durumun gereğini ve belirtilen maddede örnek olarak sayılan özel indirim sebeplerini göz önünde tutması gerekmektedir.
Şu durumda; dava konusu olayın gelişim biçimi, yapılan hatanın niteliği, davalının haksız fesih işlemindeki kusurunun kast seviyesinde olmadığının anlaşılması, davalının çalışma koşulları ile iş yoğunluğu da dikkate alınarak hükmedilen zarar miktarından 818 sayılı BK’nın 43-44. maddeleri (TBK’nın 51-52. maddeleri) gereğince uygun bir miktarda indirim yapılması hakkaniyet gereğidir. Bu hususun gözetilmemiş olması doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ile BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte açıklanan nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 24/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.