Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/3573 E. 2022/13313 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3573
KARAR NO : 2022/13313
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davalılar vekillerinin itirazlarının reddi ile davacı vekilinin itirazının kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı Allianz Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 06.01.2017 tarihinde davalı … Japan A.Ş tarafından sigortalı araç ile müvekkilinin yolcusu olduğu davalı Allianz Sigorta A.Ş tarafından sigortalı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde müvekkilinin yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL geçici iş göremezlik, 100,00 TL sürekli iş göremezlik, 50,00 TL tedavi gideri ile 50,00 TL bakıcı giderinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep arttırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik tazminat talebini 6.218,00 TL’ye, sürekli iş göremezlik tazminat talebini 44.104.16 TL’ye, bakıcı gideri talebini 6.268,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, başvurunun reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; başvurunun kabulüne karar verilmiş; karara davalılar vekilleri ve davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalılar vekillerinin itirazının reddine, davacı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, davanın kabulü ile 56.890,16 TL’nin davalılardan tahsiline dair verilen karar, davalı Allianz Sigorta A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemin ilişkindir.
Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşımasından ya da kullanmadan söz edebilmek için yaralanan ya da ölen karşılıksız taşınmış olmalıdır. Taşınan veya kullananın yararının söz konusu olduğu durumda hatır taşıması ilişkisi gündeme geleceğinden işletenin sorumluluğu genel hükümlere göre değerlendirilecek ve tazminattan indirim yapılacaktır. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma ya da kullanmanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşıma ve kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir. Ayrıca hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi, indirim yapacak ise de Dairemizin uygulamalarına göre %20 oranında hatır taşıması indirimi yapması gerekmektedir. Somut olayda, davalı vekilince davacının araçta hatır yolcusu olarak bulunduğu iddia edilmiştir.
Sigortalı araçta yolcu olduğu ve sürücü ile arkadaş olduğu sabit olan davacının sigortalı araçta taşınması için bir bedel ödediğinin, davacı yanca iddia ve ispat edilmediği; davacının taşıma karşılığında sürücü arkadaşına bir ücret ödemesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğu hususları dikkate alınarak, davalı … şirketinin hatır taşıması savunmasına itibar edilmesi, 6098 sayılı TBK md. 51 gereği tazminattan makul oranda, hakkaniyete uygun (Dairemiz uygulamaları ile % 20) indirim yapılmak suretiyle, davalı … şirketinin sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
3-Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükmedilen maddi tazminata 23.05.2018 tarihinden itibaren faize karar verilmiş, davalı tarafından karara itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı tarafından faiz başlangıcına itiraz edilmediği gözetilmeden davalının aleyhine olacak şekilde 25.03.2018 tarihinden itibaren faiz işletilmesi doğru görülmemiştir.
4-Kabule göre; İtiraz Hakem Heyeti’nce davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin (13) numaralı fıkrasının uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 13. maddesi ve AAÜT’nin 17. maddesi gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi doğru gürülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davalı Allianz Sigorta A.Ş vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2),(3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı Allianz Sigorta A.Ş vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı Allianz Sigorta A.Ş’ye geri verilmesine 27.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.