Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/3901 E. 2022/15176 K. 22.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3901
KARAR NO : 2022/15176
KARAR TARİHİ : 22.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin itirazın reddine dair kararı, süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü;
K A R A R
Davacı vekili; 30/07/2017 tarihinde, davacının yolcu olduğu araç ile davalıya zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında, davacının yaralandığını ve %19 oranında maluliyetinin oluştuğunu belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 16.000,00 TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 110.248,05 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; davanın kabulü ile 110.248,05 TL maddi tazminatın 25/07/2019 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itiraz reddedilmiş, davalı vekili kararı temyiz etmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak resmi görevlilerce tanzim edilen kaza tespit tutanağında; davacının içinde yolcu olarak bulunduğu … plakalı aracın 2918 sayılı KTK’da belirtilen kusurlardan, kavşaklarda geçiş hakkı olan araçlara ilk geçiş hakkını vermeme kuralını ihlal ettiği, davalıya sigortalı … plakalı araç sürücüsünün ise kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltmama kuralını ihlal ettiği belirtilmiştir.
Hakem yargılaması sırasında alınan 19/09/2019 tarihli kusur bilirkişi raporunda da kaza tespit tutanağı ile uyumlu olarak kazanın meydana gelmesinde davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün %75, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise %25 kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır.
Tek bir olaya bağlı aynı haksız eylemden değişik hukuki nedenlerle sorumlu olanlardan her biri, 6098 sayılı BK’nun 61. ve 62. maddeleri uyarınca, zarardan müteselsilen sorumludurlar. Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, aynı Kanun’un 162. maddesine göre, borcun tamamından sorumludurlar. 2918 sayılı KTK’nun 88/1. maddesinde de trafik kazası nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. Davacılar, zararlarını müştereken ve müteselsilen talep edebilecekleri gibi yasanın verdiği müteselsilen talep hakkından açıkça vazgeçerek her bir failin kusuru oranında da talepte bulunabilirler.
Nitekim eldeki davada, davacı vekili gerek dava dilekçesi ile gerekse de 19/11/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile müşterek müteselsil sorumluluk ilkesine göre zararın tamamını davalı sigorta şirketinden talep etmiştir. Hakem Heyetince Borçlar Kanunu’nun hükmü ve davacının talebine göre hesap edilen tazminatın tamamının davalı sigorta şirketinden alınmasına karar verilmiştir.
Hakem Heyetinin, kazanın meydana gelmesinde her iki aracında kusurunun varlığı ve müşterek müteselsilen zararın davalı sigorta şirketinden istenebileceğine yönelik kabulü yerindedir. Ne var ki; davalı vekili yargılama sürecindeki savunmalarında, davacının yolcu olduğu aracın Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Şirketinden ödeme alıp almadığının araştırılması gerektiğini dile getirmiş, Yargılamanın aşamalarında bu konuda bir araştırma yapılmamış, davalının itirazı reddedilmiştir.
Borçlar Kanununun 166.maddesi hükmüne göre “Borçlulardan biri ifa veya takasla borcun tamamını veya bir kısmını sona erdirmişse bu oranda diğer borçluları da borçtan kurtarmış olur.”
Açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre, İtiraz Hakem Heyetince, davalı sigorta şirketinin, diğer aracın sigortasının mevcut olup olmadığı ve davacıya ödeme yapıp yapmadığının araştırılması savunmasına itibar edilmeden ve bu kapsamda Borçlar Kanunu’nun 166. madde hükmüne göre de ödeme var ise sonucuna göre ödemenin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiği gözetilmeden, eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış kararın bu sebeble bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklananan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 22.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.