Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/3927 E. 2022/14163 K. 08.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3927
KARAR NO : 2022/14163
KARAR TARİHİ : 08.11.2022

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul (A) 24. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar … ve … vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 07/12/2021 Salı günü davacı vekili Avukat … ile davalılar … ve … vekili Avukat …. geldiler. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan tarafların vekilleri dinlendikten sonra eksiklik nedeniyle iade edilen dosya ikmal edildikten sonra tekrar gelmekle dosya incelendi gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı borçlu … hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince, borçluya düşen bağımsız bölümleri davalı üçüncü kişilere sattığını belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekilleri, haksız açılan davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, davalı …’nın borçlu …’in kız kardeşi olduğu ,devir tarihi itibari ile tespit edilen 200.000,00 TL bedele karşılık 20.000,00 TL bedel ile yapılmış olan bu işlemin alacaklıyı zararlandırmak ve ondan mal kaçırmak amacıyla yapıldığı, bu satıştan 4 ay gibi kısa bir süre sonra yine belirlenmiş değerin 1/7’sine yakın bir farkla taşınmazın davalılardan ….’ya satılmasının mal kaçırma amacı ile yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm, davalılar … ve …. vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi, davalı …’nın arsa sahibi olarak imzaladığı düzenleme şeklindeki 04/05/2012 günlü taşınmaz satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesinde 9 nolu bağımsız bölümün müteahhide ait olacağı belirtildiği halde kat irtifakı tesis edilirken, müteahhit yerine … adına tescil edilmesi ve daha sonra … tarafından da müteahhidin edimlerini yerine getirmediğini iddia ettiği halde, davacının alacağının doğumundan sonraki bir tarihte müteahhit yerine kız kardeşi olan davalı …’e gerçek değerinin çok altında bir değerle devredilmiş olması ve daha sonra … tarafından da yine rayiç değerinin çok altında bir değerle diğer davalı …’ya intikal ettirmiş olması ve …’nun kat karşılığı inşaat sözleşmesini imzalayanlar arasında bulunan arsa sahibi …’nun eşi olduğunun anlaşılmış bulunması nedeni ile istinaf başvurusunun reddine karar vermiş, karar, davalı … ve … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nun 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
1-Tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Bu davaların görülebilmesi için diğer dava koşulları yanında kesinleşmiş bir alacağın varlığı ve yargılama boyunca da alacağın varlığının devam etmesi gereklidir. Davacının alacağının yargılama sırasında tamamen ödenmesi halinde konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir. (İİK.281/4)
Somut olayda, davacı vekili temyiz aşamasında ibraz ettiği 17/02/2022 tarihli dilekçesinde; davaya konu borcun davalı … tarafından haricen ödenerek dosyanın kapatıldığını beyan ettiğine göre; davacının alacağına ilişkin dava konusu icra dosyaları getirtilerek davacının alacağının tamamının ödenip ödenmediğinin araştırılması, alacağın tamamının ödenmiş olması halinde konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceğinden kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma ilamının neden ve şekline göre davalı … ve … vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle temyize konu yerel mahkeme kararının HMK 371. maddesi gereğince res’en BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … ve … vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, HMK 373/1 maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesinin esastan red kararının kaldırılarak dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3.815,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılar … ve …’ya geri verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … ve …’ya geri verilmesine 08/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.