Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/3943 E. 2022/9503 K. 27.06.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3943
KARAR NO : 2022/9503
KARAR TARİHİ : 27.06.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 12/11/2018 gün 2016/12338 Esas-2018/6873 Karar sayılı ilamında; “Dosya kapsamından; hükme esas alınan 31/05/2016 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacılara ait işyerinde zarar gören orman emvalinde meydana gelen değer kaybının, dosyaya davacı tarafça ibraz edilen faturalar üzerinden yapılarak, meydana gelen haksız eylem nedeniyle davalının kusurlu olduğuna ilişkin tespitte bulunulduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesis edilmiştir. Öncelikle, davaya konu bölgede süregelen yağış durumu ile olay tarihinde ki yağış miktarının Meteoroloji Müdürlüğünden sorularak meydana gelen zararın öngörülebilir olup olmadığının araştırılması, tarafların kusur durumlarının gerekirse ehil bilirkişiler marifetiyle yeniden yapılacak keşif ile saptanması, davacılara ait işyerinin doğal afet veya kaza sigorta poliçesinin olup olmadığının araştırılması sigorta yapılmış ise sigorta şirketince ödeme yapılıp yapılmadığı hususlarının da araştırılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiş; kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne 75.226,40 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş; karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2)Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava; olay tarihindeki yağış nedeniyle oluşan su baskınında davacıların işyerindeki kerestelerin, parkelerin ve ahşap masaların zarar görmesi sonucu davacıların uğradığı zararın davalı idareden tazmini istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davacıların Ankara Siteler Sırma sokakta işyeri bulunduğu, davacıların bu işyerinde mobilya imalatında kullanılan fırınlanmış kayın kerestelerinin ticaretini yaptığı, 03/06/2015 tarihinde yağan yoğun yağmurda Siteler Sırma sokaktaki kanalizasyon borularının patlaması sonucu davacılara ait işyerini su bastığı, işyerindeki fırınlanmış kayın kerestelerinin hasara uğradığı ve ekonomik değerini kaybettiği, davacıların olaydan sonra Ankara 1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/131 D.İş sayılı dosyası ile hasar tespiti yaptırdığı, tespit dosyasında yapılan bilirkişi incelemesinde davacıların işyerindeki fırınlanmış kayın kerestelerinin, yerdeki parkelerin ve ahşap masaların zarar gördüğünün tespit edildiği, tespit dosyasındaki 08/07/2015 tarihli raporda uğranılan zararın 94.033,00 TL olarak hesaplandığı, davacıların olaydan sonra zarar gören ve ekonomik değeri düşen keresteleri davadışı kişilere sattığı, dosyadaki faturalara göre bu satıştan 10.596,90 TL tutarında gelir elde ettiği anlaşılmıştır.
Mahkemece Dairemizin bozma ilamı sonrasında alınan 26/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda davalının % 80 oranında, davacıların ise % 20 oranında kusurlu olduğu, davacıların işyerinde meydana gelen zararın 94.033,00 TL olarak tespit edildiği, davalının % 80 oranında kusurlu olması karşısında zararın % 80’i olan 75.226,40 TL’den sorumlu olduğu kanaatine varıldığı, mahkemece anılan rapor benimsenerek hükme esas alınmak suretiyle davanın kısmen kabulüne 75.226,40 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmiş; karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Ancak hükme esas alınan 26/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu su baskını sonucu davacıların işyerinde meydana gelen zarar hesaplanırken, davacıların olaydan sonra zarar gören ve ekonomik değeri düşen keresteleri davadışı kişilere sattığı ve dosyadaki faturalara göre bu satıştan 10.596,90 TL tutarında gelir elde ettiği hususunun dikkate alınmadığı, 10.596,90 TL tutarındaki miktarın toplam zarar miktarından tenzil edilmeden hesaplama yapılmış olduğu anlaşılmıştır.
Şu durumda; mahkemece davacıların işyerinde meydana gelen zararın, davacıların olaydan sonra zarar gören keresteleri satmış olduğu ve bu satıştan gelir elde ettiği, elde ettiği gelir nispetinde zararının azaldığı hususu kabul edilmek suretiyle karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. Buna göre son kararda mahkemece hükme esas alınan 26/07/2021 tarihli bilirkişi raporunda davacının % 20 kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplanan 75.226,40 TL tazminattan, davacının kerestelerin satışından elde ettiği 10.596,90 TL tutarındaki miktarın tenzil edilerek bakiye tazminata hükmedilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru görülmemiştir. Kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
3-Kabule göre de hükmün reddedilen kısmı üzerinden hesaplanan vekalet ücretine ilişkin 7 nolu bendinde hükmedilen vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine karar verilmesi gerekirken, davacıdan alınmasına karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının ilk bentte gösterilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 27/06/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.