YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/3967
KARAR NO : 2022/11322
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki maddi ve manevi tazminat davasının mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın pasif husumet yokluğundan reddine dair verilen 11/11/2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar …, …, …,…ve … vekili Av. … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle, müteveffa …’ın davalıların ortak tıbbı ve şahsi kusurları nedeniyle 01/09/1999 tarihinde yaşamını yitirdiğini, davacıların ölenin desteği olduklarını belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı … için 20.000,00 TL maddi, 15.000,00 TL, manevi davacı … için 30.000,00 TL maddi 15.000,00 TL manevi, diğer davacılar için 10.000,00’er TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, kamu görevi yürüten davalı hekimlerin, görevleri sırasında ve görevleri nedeniyle meydana gelen zarar nedeniyle tazminat talebinde bulunulduğu, Anayasa’nın 129/5. maddesi ile 657 sayılı Devlet Memurları Yasası’nın 13/1. maddesi gereğince memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken kusurlu eylemleri nedeniyle oluşan zararlardan doğan tazminat davalarının, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve yasada gösterilen biçim ve koşullara uygun olarak idare aleyhine açılabileceğine, kamu görevlisi hakkında adli yargı yerinde dava açılamayacağı gerekçesiyle davanın pasif husumet nedeni yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
AAÜT’nin 3/II. maddesi, “Müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise, her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur” hükmünü içermektedir. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3. maddesinde birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddedilmesi halinde, red sebebi ortak olan davalılar lehine tek bir avukatlık ücretine hükmolunacağı öngörülmüştür.
Mahkemece davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş ve davada vekille temsil edilen davalılar lehine ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir. Davanın aynı hukuki sebeple reddedildiği gözetilerek, kendisini vekil ile temsil eden davalılar yararına tek vekalet ücreti verilmesi gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri doğru görülmemiş ise de, bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK’nın 370/2. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle temyiz olunan kararın vekalet ücretini düzenleyen (5), (6) ve (7) numaralı bentlerinin hükümden çıkarılmasına; yerine “5-davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereğince 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine” cümlesinin yazılmasına, kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 03/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.