YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/401
KARAR NO : 2022/16624
KARAR TARİHİ : 12.12.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki haksız el koyma nedeniyle maddi tazminat istemli davanın yapılan yargılaması sonunda; açılan davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; olayın oluş şekli, özellikle şirket yetkilileri hakkında sahtecilik suçu ile ilgili yargılamaya yollama yapılarak kaçakçılık suçundan beraat kararı verilmesine rağmen kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmiş olması, bunun yanında söz konusu şirket yetkililerinin sahte gümrük beyannameleri kullandıklarından bahisle mahkûm oldukları, dolayısıyla el koyma kararının temelde tamamen haksız sayılamayacağı gözetilerek tahsiline karar verilen zarar miktarından BK’nın 43. maddesi (TBK.51) gereği daha üst düzeyde hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; el koyma kararının temelde tamamen haksız sayılamayacağı gözetilerek zarar miktarından BK’nun 43. maddesi (TBK.51) gereği %50 oranında indirim yapılmış, davalı tarafça satış sonucu davacıya ödenen faiz hariç 24.000,00 TL’nin bu miktardan indirilmesi şeklinde yapılan hesap ile 50.294,65 TL/2-24.000 TL=1.147,32 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesi olanağı bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacı şirkete ait 720 top kravat kumaşına kaçak olduğu iddiasıyla el konulduğu, açılan kamu davası sonucunda Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2004/274 Esas ve 2007/230 Karar sayılı ilamıyla sanıklara yükletilen gümrük kaçakçılığı suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı, sahtecilik suçu ile ilgili olarak Bakırköy 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 2003/60 Esas sayılı dava dosyasının devam ettiği gerekçesiyle kaçakçılık suçundan beraat kararı verildiği ve Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 21/02/2012 tarihli ve 2012/2631 sayılı ilamıyla kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına ve el konulan eşyaların iadesine karar verildiği, el konulan kumaşların ise ceza yargılaması devam ederken değer kaybı ve bozulmalar nedeniyle zarar oluşmaması için Erenköy Gümrük Müdürlüğünce düzenlenen 20.09.2007 tarih ve 1722 sayılı işlemle 5607 sayılı Kanun kapsamında yapılan 06.02.2008 tarihli ihale ile 24.000,00 TL bedelle satıldığı anlaşılmıştır. Alınan bilirkişi raporunda kumaşların el koyma tarihindeki değeri 50.294,65 TL olarak belirlenmiştir. Tasfiye bedeli olarak ise davacıya işlemiş yasal faizi ile birlikte 32.544,52 TL olarak 08.03.2013 tarihinde ödenmiştir.
Somut davada, davacının talebi el konulan kumaşların ceza yargılaması sırasında ihale ile satılarak tasfiyesi sonucu elde edilen bedelin davacıya iadesinden sonra karşılanmayan zararın davalıdan tazmini istemine ilişkindir. El konulan kumaşların olay tarihi itibariyle değeri bilirkişi raporuyla 50.294,65 TL olarak tespit edilmiştir. Tasfiye bedeli olan 24.000,00 TL işlemiş yasal faizi ile birlikte toplam 32.544,52 TL olarak 08.03.2013 tarihinde davacıya ödenmiştir. Bu durumda davacının zararı; el konulan kumaşların olay tarihindeki değeri 50.294,65 TL ile davadaki kumaş satış bedeli 24.000,00 TL arasındaki fark miktarı üzerinden mahkemece hakkaniyet indirimi yapıldıktan sonra bulunacak sonuç rakam olup ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, 492 sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davalıdan harç alınmamasına ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12/12/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.