YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4099
KARAR NO : 2022/14071
KARAR TARİHİ : 08.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından davanın usulden reddine dair verilen karara davacı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 05/03/2020 tarihli davacı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 17/11/2017 tarihinde davalıya trafik sigortalı … plakalı araç ile davacının sürücüsü olduğu … plakalı aracın çarpışması sonucu gerçekleşen trafik kazasında davacının yaralandığı belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak sürekli ve geçici iş göremezlik ile bakıcı gideri için şimdilik 300,00 TL’nin yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili, bedel artırım dilekçesi ile talebini 229.574,40 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmalık Hakem Heyeti tarafından; davanın usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacının itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem kararının kaldırılarak, davanın kabulü ile 208.215,09 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 9.179,59 TL geçici iş göremezlik, 9.179,72 TL geçici bakıcı gideri ve 3.000,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 229.574,40 TL tazminatın 10/08/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava trafik kazası sonucunda oluşan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
17/11/2017 tarihinde çift taraflı trafik kazası gerçekleştiği,sürücü olan davacının yaralandığı dosya kapsamıyla sabittir. Olaya ilişkin olarak açılan Nevşehir Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2017/9670 soruşturma sayılı dosyasında, Savcılık tarafından Ceza Muhakemeleri Kanunu’nun 253 üncü maddesi kapsamında, uzlaştırmanın sağlandığı, bu sebeple kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği görülmüştür.
5271 sayılı CMK’nun 253/17. bendinde; “Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder. “CMK’nun 253/19. bendine göre ise “… Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 09/06/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” hükmü yer almakta olup, anılan Kanun maddesinin 253/19. bendine göre uzlaşmanın sağlanması halinde soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz, açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Bu yasal düzenleme ışığında da uzlaşma raporunu düzenlenmekle davacının tazminat davası açma hakkı bulunmamaktadır. Uzlaşma raporu da ilam mahiyetinde olacağından aksinin aynı kuvvetteki belge ile ispatlanması gerekir. Tüm bu nedenlerle uzlaşma raporu ilam mahiyetinde olduğundan ve uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağından açılan davanın reddine karar verileceğinden uzlaşma belgelerinin celbedilerek değerlendirilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Davalı vekilinin maluliyet raporu ve vekalet ücretine ilişkin itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararının BOZULMASINA; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin maluliyet raporu ve vekalet ücretine ilişkin itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 08/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.