Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/4106 E. 2022/12832 K. 24.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4106
KARAR NO : 2022/12832
KARAR TARİHİ : 24.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.02.2020 gün 2018/6057 Esas- 2020/1221 Karar sayılı ilamında; “…Davacıların uğradıkları zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Davacıların ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacılara yansıtılamayacağı, dolayısıyla tam kusurlu araç sürücüsünün ve onun eylemlerinden sorumlu olan işletenin kusurunun, işletenin ve sürücünün desteğinden yoksun kalan davacıları etkilemeyeceği, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve kaza tarihinde yürürlükte olan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’na göre, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı davalı …, işletenin ve dolayısıyla sürücünün üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığına ve destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğuna göre, davalı … zararın tamamından sorumlu olacağından, davacılar davalı … şirketinden destekten yoksun kalma tazminatı isteyebilecektir. (YHGK., 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas – 411 karar; YHGK., 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas, 2012/92 karar; YHGK., 16.01.2013 gün, 2012/17-1491 esas, 2013/74 karar). Eldeki dosyada Bölge Adliye Mahkemesi Dairesince her ne kadar;davacılar desteği kendi kusuruyla kazaya ve ölüme sebebiyet verdiğinden, konuya ilişkin HGK kararı da dikkate alındığında, poliçenin yeni genel şartlardan önce olması durumunda da davacıların davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunamayacakları ve bu nedenle davayı reddeden yerel mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş ise de, davaya konu kaza 17.09.2009 tarihinde meydana gelmiş olup, bu tarihte yürürlükte olan ve yukarıda açıklanan Yasa ve Genel Şartlar hükümleri ve konuya ilişkin Yargıtay’ın istikrar kazanan içtihatlarına göre; davacı talebinin trafik sigortası teminatı kapsamında kaldığı gözetilerek, davacıların davalı … şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesince işin esasına girilerek toplanan ve toplanacak delillere göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi ve karara karşı davacılar vekilinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesi’nce reddedilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.” gerekçesi ile Bölge Adliye Mahkemesinin davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine yönelik kararı kaldırılarak, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuş, dava dosyası karar verilmek üzere İlk Derece Mahkemesine gönderilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne, davacı … için 135.375,05 TL, davacı … için 14.624,95 TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 30.10.2015 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A.1. maddesinde “Bu sigorta ile sigortacı, poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10.07.2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunundan doğan sorumluluğunu, poliçede yazılı sigorta tutarlarına karar temin eder.” hükmü bulunmaktadır.
4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 18. maddesi uyarınca taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17. maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır. Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır.
Somut olayda; davacıların desteğinin sürücüsü olduğu aracın kaza tarihini kapsar şekilde dava dışı Axa Sigorta A.Ş. nezdinde Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası bulunduğu anlaşılmakta olup, bu durumda yukarıdaki düzenlemeler ve Taşıma Kanunu kapsamında davalı …Ş.’nin sorumluluğunun değerlendirilmesi gerekmektedir.
Dosyanın incelenmesinde, davacıların kazaya karışan aracın Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi Axa Sigorta A.Ş.’ye karşı açtıkları dava kapsamında, Kilis 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.02.2022 tarihli 2021/205 E.-2022/83 K. sayılı ilamı ile davanın kabulüne, davacılardan … için 126.196,39 TL ve … için 22.778,15 TL olmak üzere toplam 148.974,54 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (poliçe limiti ile sınırlı olarak) davalı Axa Sigorta A.Ş’den alınarak davacılara ödenmesine karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Dava dışı sigorta şirketi Axa Sigorta A.Ş. aleyhine açılan Kilis 1.Asliye Hukuk Mahkemesinde görülen bu dava dosyasında verilecek karar eldeki davanın sonucunu etkileyeceğinden, anılan davanın bekletici mesele yapılıp kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre, yukarıdaki yasal düzenlemeler ve Taşıma Kanunu kapsamında davalı …Ş.’nin sorumluluğunun değerlendirilmesi ve davacıların davalı …Ş.’den talepte bulunup bulunamayacağı belirlenip buna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılar ve davalıya geri verilmesine 24.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.