Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/4412 E. 2022/10917 K. 27.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4412
KARAR NO : 2022/10917
KARAR TARİHİ : 27.09.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti’nce başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 12/12/2019 tarih 2019/İHK-19108 sayılı itirazın kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya sigortalı aracın karıştığı kazadan dolayı maluliyeti bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL tazminatın tahsilini talep ve dava etmiş; 02/07/2019 tarihli dilekçesi ile dava değerini 127.444,65 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından, başvurunun kabulü ile 127.444,65 TL’nin 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine karar verilmiş; hükme karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne hakem heyeti kararının kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulü ile 95.829,13 TL’nin 09/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak başvuru sahibine verilmesine dair karara karşı, davacı vekili ve davalı vekili temyiz yoluna başvurmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince:
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından, davacının Türk Alman Üniversitesi elektrik elektronik mühendisliği bölümü öğrencisi olduğu, İtiraz Hakem Heyetince hükme esas alınan 28/06/2019 tarihli bilirkişi raporunda davacının gelirine ilişkin olarak TÜİK’in 27/06/2019 tarihili yazısında belirtilen bilim ve mühendislik alanındaki profesyonel meslek mensubunun 2014 Kasım ayı ücreti üzerinden tespit edilen asgari ücretin 4,03 katı gelir düzeyinin tazminat hesabında esas alındığı anlaşılmaktadır.
Davacının gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Mahkemece davacının gerçek geliri araştırılmadan, 28/06/2019 tarihli hesap raporunda davacının kazancının TÜİK yazısı doğrultusunda olay tarihi 14/06/2018 olmasına rağmen 2014 yılı verileri doğrultusunda asgari ücretin 4,03 katı üzerinden hesabı sonucu belirlenen tazminata hükmedilmişse de yapılan inceleme ve araştırma karar vermeye elverişli değildir. Eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde yapılması gereken, davacının okulu bitirdiğinde elektrik elektronik mühendisi olarak ne kadar süre sonra iş bulabileceği ve alabileceği ücretin ilgili meslek odalarından sorularak elde etmesi muhtemel geliri belirlendikten sonra (davalının usuli müktesep hakları da gözetilerek) sonuca gidilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
3-Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK’nın 51. (818 sayılı BK’nın 43) maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda değilse de, bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir.
Somut olayda, davacı yolcu konumundadır. Soruşturma dosyasındaki ifade tutanaklarına göre davacının, sürücü arkadaşıyla birlikte seyir halinde olduklarını beyan ettiği anlaşılmaktadır. Davalı vekili cevap dilekçesinde; olayda hatır taşıması olduğunu belirtmiştir. İtiraz hakem heyetince, hatır taşıması olduğunun kabulü ile sürekli iş göremezlik tazminatı üzerinden % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapıldığı, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden ise hatır taşıması indirimi yapılmadan karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, olayda hatır taşıması bulunduğundan geçici iş göremezlik ve bakıcı giderinden de %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
4-Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiş, İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin vekalet ücretine yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17. maddesi ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek: RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) no’lu bentlerde açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 36,30 TL kalan onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.