YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4551
KARAR NO : 2022/13849
KARAR TARİHİ : 03.11.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davacı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, 10.08.2014 tarihinde trafik sigortası olmayan motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin trafik kazası neticesinde yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini 117.503,89 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın usulden reddine karar verilmiş; karara davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyeti tarafından; davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile 117.503,89 TL’nin 16.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, hakem heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili müvekkilinin meydana gelen kazada malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuştur. Bu tür davalarda maluliyet oranının doğru biçimde tespiti önemli yer tutmaktadır.
Kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak alınan raporda, davacının kaza tarihindeki yaşına göre maluliyet oranının %12.3 olduğu, rapor tarihindeki yaşına göre maluliyet oranının %13.2 olduğu belirtilmiş, davacının %13.2 oranında malul kaldığı kabul edilerek tazminata karar verilmiştir.
Davacının zararı, haksız fiilin gerçekleşmesi ile ortaya çıktığından, kaza tarihindeki yaşına göre oluşan maluliyet oranı esas alınarak zarar tespitinin yapılması gereklidir. Buna göre davacının meydana gelen eylem ile %12.3 oranında malul kaldığı kabul edilerek hesaplama yapılmak üzere bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- 2918 sayılı KTK’nun 87/1. maddesinde “Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir” düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir.Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu’nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup, böylesi durumda 6098 sayılı TBK’nun 51. maddesi uygulama alanı bulacaktır.
Somut olayda dosya kapsamından davacının arkadaşı olan araç sürücüsü olan Ali Sert ile birlikte Ödemiş ilçesi Kaymakçı Mahallesinden Kiraz İlçesine gitmek için yola çıktıkları esnada kazanın meydana geldiği anlaşılmaktadır.
Davalı tarafından, davacının hatır için taşındığı savunmasında bulunularak bu sebeple tazminattan indirim yapılması talep edilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti, dosyada davacının hatır için taşındığına dair bilgi ve belge bulunmadığından olayda hatır taşıması olmadığını kabul ederek tazminattan indirim yapmamıştır.
Davacı taraf davalının hatır taşıması define karşı, araçta menfaat karşılığı taşındığını ispatlar delil sunmamıştır. Dosya kapsamından ve savcılık soruşturma dosyasındaki ifadelerden davacının yolcu olduğu araçta hatır için taşındığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu açıklamalar karşısında Dairemizin yerleşik uygulaması uyarınca, talep edilen tazminat miktarı üzerinden %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak tazminatın belirlenmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır.
4-Davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi ancak hesaplanan miktarın karar tarihinde AAÜT’de belirlenen maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nispi tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıdaki (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2),(3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA; peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 03.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.