YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/4827
KARAR NO : 2022/12157
KARAR TARİHİ : 12.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda; dosyadan el çekilmesine dair verilen kararın davacı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince, davacı vekilinin itirazının kabulü ile davanın kabulüne dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili 03.03.2019 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu araç ile plakası tespit edilemeyen aracın karıştığı kaza sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatınıın temerrüt tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, dava değerini 64.161,76 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, somut uyuşmazlığın çözümü için keşif, tanık, belge celbi vs. delil toplanması gerekliliği nedenleri ve mahkeme eliyle incelemenin daha sağlıklı yargılama süreci yaratabileceği değerlendirmesiyle mahkemede dava açma hakkı tanınarak HMK 435/1-c maddesi uyarınca dosyadan el çekilmek suretiyle yargılamaya son verilmesine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasına, başvuran davacının talebinin kabulü ile 64,161,76 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 03.01.2020 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı … Hesabından alınarak başvuran davacıya verilmesine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.
Meydana gelen trafik kazasında davacı yolcu, plakası tespit edilemeyen aracın kazaya sebebiyet verdiğini belirterek davalı … Hesabına karşı iş bu davayı açmıştır.
Kazaya ilişkin şikayet yokluğu nedeni ile savcılık tarafından kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Dosya kapsamından; kaza tespit tutanağında davacının içinde bulunduğu araç sürücüsü ve dava dışı araç sürücüsünün kusursuz olduğu, plakası tespit edilemeyen aracın kusurlu olduğunun belirtildiği; buna göre İtiraz Hakem Heyetince, “başvuran davacının diğer araçta yolcu olarak bulunması nedeniyle kusuru bulunmadığı ve davacının zararı için kusurlu olanların davacıya karşı müteselsilen sorumlu oldukları” gerekçesiyle kusur incelemesi yapılmadan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır.
HMK’nın 266. maddesinde, çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınması gerektiği hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda, mahkemece kusur yönünden hiçbir inceleme yaptırılmadan hüküm kurulmuştur. Dava konusu trafik kazasında kusur oranının saptanması uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmelidir. Eksik inceleme ile hüküm verilemez.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile savcılık dosyasındaki belgeler ve ifadeler ile dosya kapsamındaki kaza tespit tutanağı da irdelenerek tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
3-Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 1.828,20 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliği’n 16. maddesinin 13. fıkrası uyarınca “tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 17/2. maddesinde ise “Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Tarifenin üçüncü kısmına göre nisbi avukatlık ücretine hükmedilen durumlarda da talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine tarifeye göre hesaplanan nisbi ücretin beşte birine hükmedilir. Ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez.” düzenlemesi yapılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; İtiraz Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT’nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde maktu vekalet ücretinin altında vekalet ücretine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacı ile davalıya geri verilmesine, 12/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.