Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/5027 E. 2022/13115 K. 26.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5027
KARAR NO : 2022/13115
KARAR TARİHİ : 26.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacılar vekili ve davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; 25/02/2012 günü davalı … tarafından zorunlu trafik sigorta poliçesi ile sigortalı, davalı …’un işleteni, davalılardan …’ın sürücüsü olduğu tır ile kırmızı ışık ihlali yaparak motorsiklet sürücüsü …’in ölümüne sebebiyet verdiğini, davacılardan …’in kazada ölen …’in babası, davacılardan Hatice’nin üvey annesi, diğer davacıların da kardeşleri olduğunu, davalı sürücü …’ın kusurlu olduğunun tespit edildiğini, …’ın ölümüyle maddi ve manevi destekten yoksun kaldıklarını, davacıların ayrıca B.K nun 45/1. maddesine dayanarak cenaze kaldırma ve defin gideri isteme hakkı da bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 2.000,00 TL maddi tazminatın işleten ve sürücü bakımından kaza tarihinden, sigorta şirketi yönünden dava tarihinden (poliçe limiti ile sorumlu olmak koşulu ile) işletilecek faizi ile ayrıca davacı … için 50.000,00 TL, davacı … için 10.000,00 TL ve kardeşler için 30.000,00’er TL olmak üzere toplam 150.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen işleten ve sürücüden tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davacılar vekili dava değerini 01/03/2010 tarihinde 83.774,65 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili; zorunlu mali mesuliyet poliçesi gereği şirketin sorumluluğunun limitle sınırlı olup manevi zararlardan sorumluluklarının bulunmadığını, öncelikle maddi zararın tespiti gerektiğini, davanın açılmasına davalı şirket sebebiyet vermediğinden faiz, masraf ve vekalet ücreti yönünden davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili; davalıya ait araçlar üzerindeki tedbirin kaldırılmasını talep etmiş ancak davanın esasına yönelik beyanda bulunmamıştır.
Davalı …; cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat yönünden davacılar …, … ve …’in maddi tazminat davalarının esastan reddine, davacı … 34.531,24 TL ve davacı … için 49.243,41 TL tazminatın davalılar … ve … için 25/02/2012 kaza tarihinden, davalı Güneş Sigorta A.Ş. için poliçe limitleri dahilinde olmak koşuluyla 23/03/2012 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacılara verilmesine; manevi tazminat yönünden davacı … için 20.000,00 TL, davacı … için 4.000,00 TL, davacı … için 12.000,00 TL, davacı … için 12.000,00 TL, davacı … için 12.000,00 TL manevi tazminatın 25/02/2012 kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacı …’e verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; hüküm davacılar vekili ve davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06/03/2017 gün, 2014/19033 E.-2017/2298 K. sayılı ilamında “hesaplanan tazminat üzerinden %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği” gerekçesiyle davacılar vekilinin tüm ve davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek hükmün davalı … yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrası yapılan yargılama sonrasında, “güncel raporun hükme esas alınması gerektiği ve asgari ücretteki değişikliklerin usuli kazanılmış hakkın istisnası niteliğinde olduğu” gerekçesiyle raporun güncellenmesi talimatıyla yeniden hesap raporu alınmış; 03/01/2020 tarihli aktürya raporunda 2020 verilerine göre davacı … için 66.545,80 TL ve davacı … için 125.283,22 TL destek zararı hesaplanmış, %20 oranında tazminattan indirim yapılmak suretiyle davacı … için 47.912,98 TL ve davacı … için 90.204,20 TL tazminat belirlenmiş, ancak bozma öncesi davacı lehine hükmedilen tazminat bedelleri daha düşük olduğundan, bu durumun davalı … lehine usulü kazanılmış hak oluşturduğu gerekçesiyle (bozma öncesi hükmedilen tazminat miktarları üzerinden) davanın kabulü ile davacı … için 34.531,24 TL tazminatın ve davacı … için 49.243,41 TL tazminatın davalılar … ve … için 25/02/2012 kaza tarihinden, davalı Güneş Sigorta A.Ş. için poliçe limitleri dahilinde olmak koşuluyla 23/03/2012 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, mahkemenin 22/07/2014 tarih ve 2012/110 Esas- 2014/405 Karar sayılı kararında hükmedilen diğer hususlar bozma konusu yapılmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Hükmüne uyulan Dairemizin 23/06/2021 gün ve 2021/2218 Esas 2021/3497 Karar sayılı ilamında “bozma öncesindeki ilk hükme esas alınan 07/10/2013 tarihli rapordaki tazminat hesabında esas alınan veriler yönünden davalı lehine oluşan kazanılmış hakkın korunmasını temin etmek üzere, 2013 yılı verilerinin esas alındığı rapor dikkate alınarak, bu rakamlar üzerinden yapılacak müterafik kusur indirimi sonucuna göre (davalı … yönünden oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek) karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle davalı Güneş Sigorta A.Ş. yararına hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde; davacılar … ve …’in maddi tazminat davalarının kısmen kabulüne; davacı … için 27.624,80 TL tazminatın ve davacı … için 39.394,73 TL tazminatın davalılar … ve … için 25/02/2012 kaza tarihinden, davalı … için poliçe limitleri dahilinde olmak koşuluyla 23/03/2012 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte adı geçen davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle adı geçen davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine, Mahkemenin 22/07/2014 tarih ve 2012/110 Esas- 2014/405 Karar sayılı kararında hükmedilen diğer hususlar bozma konusu yapılmadığından yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili ve davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisinde, bozmaya uygun karar verilmiş olmasına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ile kesinleşen yönlere ilişkin inceleme yapılmasının mümkün olmamasına, davalı Güneş Sigorta A.Ş.’nin yaptığı ödemelerin infazda dikkate alınacak olmasına göre davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Davacılar vekilinin temyiz itirazlarına gelince;
Somut olayda, bozmaya uygun yapılan yargılama neticesinde maddi tazminattan tüm davalılar lehine müterafik kusur indirimi yapılmıştır.
Mahkemece, 09/07/2014 tarih ve 2012/110 Esas- 2014/405 Karar sayılı kararında, davacı … lehine hükmedilen 34.531,24 TL ve davacı … lehine hükmedilen 49.243,41 TL maddi tazminat, kararı temyiz etmeyen davalılar … ve … yönünden kesinleşmiş olmakla, bu miktarlar bahsedilen davalılar yönünden, davacı lehine kazanılmış hak oluşturmuştur.
Müterafik kusuru ileri süren davalı Güneş Sigorta A.Ş. yönünden bozma ilamı gereği indirim yapılması doğru ise de, davalılar … ve … tarafından müterafik kusur savunmasında bulunulmadığı ve kararı temyiz etmedikleri gözetildiğinde, müterafik kusur indiriminin yalnızca temyiz eden sigorta şirketi yönünden yapılarak hüküm kurulması gerekirken, davalılar … ve … hakkında, davacıların usuli kazanılmış hakkını ihlal eder biçimde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı Güneş Sigorta A.Ş.’nin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine ve aşağıda dökümü yazılı 3.434,00 TL kalan onama harcının temyiz eden davalı Güneş Sigorta A.Ş.’den alınmasına 26/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.