Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/5188 E. 2022/13261 K. 27.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5188
KARAR NO : 2022/13261
KARAR TARİHİ : 27.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın DEDAŞ İl Müdürlüğü yönünden kısmen kabulüne, dahili davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair verilen 29.05.2019 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve davalı Dedaş İl Müdürlüğü vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı, 11.06.2008 tarihinde askeri tesislerin bulunduğu Hac Konaklama Tesislerindeki trafo kabinini tüm önlemleri almış olmasına rağmen boyadığı esnada yüksek gerilim hattına kapılarak ağır şekilde yaralandığını, yapılan müdahaleye rağmen sağ kolunu kaybettiğini, ömür boyu iş göremez hale geldiğini, olay mahallinde hiç önlem almayan ve boyama işinin yapıldığı yere çok yakın geçirilen yüksek gerilim hattı nedeniyle Dedaş’ın tam kusurlu ve sorumlu olduğunu belirterek uğradığı maddi ve manevi zararın davalıya ödetilmesi isteminde bulunmuştur.
Davalı ise davaya konu olayın gerçekleştiği yer olarak belirtilen Hac Konaklama Tesislerinde davalı kurumun trafo kabininin bulunmadığı, trafo kabininin tesisi kuran ve işleten kuruma ait olduğunu, bu nedenle davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, olayın gerçekleştiği yapının maliki tarafından gerekli tedbirlerin alınmadığını, enerji nakil hatlarıyla ilgili yapılacak herhangi bir tamirat ve benzeri en basit bir işlemde dahi enerjinin kesilmesi için kuruluştan talebin gerektiğini, olayda bu şeklide bir talepte bulunulmadan trafo boyama işine girişilmesinin nedensellik bağını ortadan kaldırdığını beyanla davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının Hac Konaklama Tesislerinde boyama işi için bulunduğu sırada yüksek gerilim hattına kapılarak yaralandığı, dava konusu olayda davalı ile birlikte taşeron şirket ve tesisin trafo aboneliği adına tesis edilen …’nın da kusur ve sorumluluğu bulunduğu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 61 ve 62’nci (818 sayılı Mülga Borçlar Kanunu’nun 50. ve 51.) maddeleri uyarınca davalı ile zararın doğmasına sebep verenler arasında teselsül hükümlerine göre birlikte sorumluluğun söz konusu olduğu, davacının davalıdan bilirkişi raporu ile belirlenen 262.370,67 TL sürekli iş göremezlik ve 2.104,07 TL geçici işgöremezlik zararını talep etme hakkı olduğu, ancak davacı vekilince bozmadan sonra 01.04.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi sunulduğu,
Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06.05.2016 tarih ve 2015/1 esas 2016/1 karar sayılı ilamı uyarınca bozmadan sonra ıslah yapılamayacağı gerekçesiyle davanın davalı DEDAŞ İl Müürlüğü yönünden kabulü ile 5.000,00 TL maddi tazminatın ve 2.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 11/06/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmiş; dahili davalılar ….. İth. İhrc. Ltd. Şti. ve … yönünden usulüne uygun açılmış dava olmadığından dahili davalılar yönünden karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ve davalı DEDAŞ İl Müdürlüğü vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, haksız eylem nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2- Davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde;
22/07/2020 yürürlük tarihli 7251 sayılı Kanun ile değişen 6100 sayılı HMK’nın 177/2. maddesinde; “Yargıtayın bozma kararından veya bölge adliye mahkemesinin kaldırma kararından sonra dosya ilk derece mahkemesine gönderildiğinde, ilk derece mahkemesinin tahkikata ilişkin bir işlem yapması halinde tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabilir. Ancak bozma kararına uymakla ortaya çıkan hukuki durum ortadan kaldırılamaz” düzenlemesine yer verilerek bozmadan sonra ıslah konusuna yasal açıklık getirilmiş, bozma kararı sonrası ıslah yapılıp yapılamayacağı hakkındaki farklı görüş ve uygulamalara son verilerek bozma ve kaldırma kararlarından sonra dosyanın ilk derece mahkemesine döndüğünde tahkikata ilişkin bir işlem yapılıyor ise tahkikat bitinceye kadar ıslah yapılabileceği net bir şekilde belirlenmiştir.
Dosya içeriğinden; mahkemece davanın ispat edilemediği gerekçesiyle reddine ilişkin verilen ilk kararın davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 19.11.2012 tarih, 2012/10855 esas ve 2012/17309 karar sayılı ilamı ile; tanık anlatımları, Cizre Devlet Hastanesinin davacı …’ın yaralanmasına ilişkin 24.09.2008 tarihli raporu, Şırnak Devlet Hastanesi’nin 31.12.2008 tarihli Sağlık Kurulu Raporu ve diğer tedavi evrakları ile davacının Hac Konaklama Tesislerinde elektrik trafosunu boyarken elektrik akımına kapılması sonucunda yaralandığı, her ne kadar davalı kurum dava konusu olayın meydana geldiği Hac Konaklama Tesislerindeki trafo binasının kendisine ait olmadığı ve bakım ve onarımının askeriyeye ait olduğu beyanında bulunmuş ise de bu durumun taraflar arasında iç ilişkide geçerli olduğu, tesislerdeki trafoya enerji verme yükümlülüğünün davalı kurumda olduğu ve olay günü de tanık anlatımlarından anlaşıldığı üzere davalı kurum tarafından elektrik kesildiği bilgisinin verildiği, bu nedenle mahkemece tarafların kusur durumları araştırılarak ve zarar kapsamı belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken açıklanan yönler gözetilmeden davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulması üzerine mahkemece bozma ilamına uyularak tarafların kusur durumu ve davacının belirlenen maluliyet oranına göre isteyebileceği tazminat tutarının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Şu durumda; 22.07.2020 yürürlük tarihli 7251 sayılı Kanun ile değişen 6100 sayılı HMK’nın 177/2. maddesi ile bozma kararından sonra tahkikata ilişkin bir işlem yapılması halinde, tahkikat sona erinceye kadar da ıslah yapılabileceğine dair açık düzenleme yapıldığı gözetilerek, Kanun değişikliği uyarınca davacı yanın 01.04.2014 havale tarihli ıslah dilekçesi değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, aşağıda dökümü yazılı 358,57 TL kalan harcın temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.