YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5197
KARAR NO : 2023/380
KARAR TARİHİ : 16.01.2023
MAHKEMESİ : …Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
DAVACILAR : 1-… İnşaat Turizm Sanayi ve Tic.Ltd.Şti.
2-… vekilleri Avukat …
HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/136 – 2020/33
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde davacı …’un kamu kuruluşlarından ihale alarak alt yapı hizmetleri veren diğer davacı şirketin ortağı ve yetkilisi olduğunu, davacı şirketin 12 yıldır muhasebe müdürü olan davalı …nun şirketin şahıs firmaları ve kamu kuruluşları ile olan işlerine ilişkin finans hareketlerini tek başına takip eden ve bu anlamda uzun yıllar çalışmasının verdiği güvenle şirket adına bankalara ait şirket hesapları ve cari hesapları kontrol eden,şirketin bankalardaki internet şifresini bilen ve kullanan yetkili tek çalışanı olduğunu, 18.03.2008 tarihinde Halkbank Güneşli Şubesinden şirket ortağı ve temsilcisi … aranarak kredi borcunun kapatılmadığının bildirilmesi üzerine, davacının haberi olmaksızın, sahte evrak düzenlenip sahte imza ile çek tanzim edilerek davacının hesaplarının boşaltıldığı, dava dışı bankalardan sahte imzalarla kredi alındığı, kredilerin …tarafından erkek arkadaşı…ve diğer davalılara elden veya EFT ile havale yapıldığının anlaşıldığı, Bakırköy 11. Ağır Ceza Mahkemesinde davalılar hakkında ceza davası açıldığı belirtilerek uğranılan maddi ve manevi zararlarının haksız eylemi birlikte işleyen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı …vekili cevap dilekçesinde; müvekkili hakkındaki iddiaların gerçek dışı olduğunu, müvekkilinin ticari hayatın akışı içinde basiretli bir iş adamı olarak…e çeşitli otomobil satışları yaptığını, dava dışı…ye müvekkilinin ve …tarafından hatırlı müşteri olduğundan 300.000 USD borç verildiğini,…in …’na EFT yaptırdığı meblağın bu alacağa mahsuben yapıldığını, …ın davacı ve diğer davalılarla hiçbir ilişkisi olmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …vekili cevap dilekçesinde; müvekkili hakkında dava açılmasının nedeninin, 12.03.2008 ve 13.03.2008 tarihlerinde davacı şirket hesabından müvekkili hesabına para gönderilmesi olduğunu, bu transferin davalı…ile yapılan ticaret sonucu gerçekleştiğini, Özge Atamer’in bakiye borcu için müvekkili hesabına para gönderdiğini, müvekkilini bu paranın davacı firma hesapları üzerinden gönderildiğini ancak gözaltına alındığı gün öğrendiğini, müvekkili …yu tanımadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ticari faliyetleri nedeniyle davacı … ve …ile pek çok kez ticari ilişkisi olduğunu, davacı şirketin 12 yıldır muhasebe müdürü olan …nun, davacı şirketin belediyeden alacaklarını alamaması nedeniyle şirketin zor duruma düştüğünü söylemesi üzerine çekleri sahibi olduğu şirket adına ciro ettiğini, çek bedellerinin davacı şirket hesabına yatırıldığını, davacı şirkete finansman sağlamak için kullanılan hatır çeklerinde müvekkili ve şirketinin ciranta olduğunu, kullanılan hatır çekleri ile tahsil edilen meblağların davacı şirket hesabına yatırıldığını, müvekkilinin davacı şirketi zarara uğratmadığını, çeklerdeki imzaların sahte olduğunu bilebilecek durumda olmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı …vekili cevap dilekçesinde; davacıların uğradığını iddia ettikleri zararların ispatlanması ve müvekkil ile bu zararlar arasında uygun illiyet bağının kurulması gerektiğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Davalı … cevap dilekçesinde;…in yanında çalıştığını, onun aracılığı ile …ile tanıştığını, Özlem’in…ye havale ve EFT ile para gönderdiğini,…nün talimatı ile bu paraları bankadan çekerek ona verdiğini, bu paraların davacı şirkete ait olduğunu bilmediğini ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 11.02.2020 tarihli ve 2018/136 Esas ve 2020/33 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafın ödemeleri “Diğer Alacaklar Hesabı”ndan göstermesinin ve bu uygulamanın 3 yıl süresince devam ederek, şirket ortak/müdürlerince veya muhasebe birimi tarafından incelenip değerlendirilmediği, bu durumun ticari hayatın olağan akışına ve muhasebe uygulama tekniklerine aykırı bir durum olduğu, zarar ve kusurun belirlenmesinde bazı hususların denetime elverişli ve açıklamalı olmadığı, bankadan çekilen paraların muhasebe muavin kayıtlarında şirket personelince çekildiği ve paraların talimat ve dekontlarının görülemediği, muhasebe kayıtlarında bankalardan çekilen paraların “Diğer Çeşitli Alacaklar” hesabına işlendiği ve her sene sonunda 3 yıl boyunca bu bakiyenin kapatılıp, gelecek yıla devredildiği, ceza dosyasında bahsedilen çeklerin bedellerinin ne kadarının ve ne şekilde aktarıldığının tespitinin yapılamadığı, faktoring şirketlerinde kırdırılıp şirket hesabına gelen paraların defter ve banka ekstrelerinden tam olarak anlaşılamadığı, zararın tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince eksik inceleme ile karar verildiğini, davalılar hakkında verilen beraat kararının dikkate alınmaması gerektiği, davalı beyanlarına itibar gerekçesinin bulunmadığını, davalıların hesaplarına gönderilen paraların sabit olduğunu, haksız zenginleşmenin bu çerçevede sabit olduğunu, alınan bilirkişi raporlarında ceza dosyasında alınan raporun değerlendirilmediğini, faktoring şirketlerinden davacı hesabına para gönderilmediğini, bilirkişi raporlarının eksik incelemeye dayandığını, ayrıca galerici olan davalılarla ileri sürüldüğü gibi araç alım satımı olmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının zararını ispat edemediği anlaşılmakla istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdükleri ve Bölge Adliye Mahkemesince kabul edilmeyen itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, haksız fiil nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddeleri 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (mülga) 41 inci ve 49 uncu maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki bilgi ve belgelerden; davacılar vekilinin dava dilekçesinde, davalıların da başlangıçta dosyamız davalısı olan ancak, haklarında açılan dava tefrik edilen …ve…ile birlikte şirketi zarara uğrattığı iddiasında bulunmuştur. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın reddine karar verilmişse de alınan bilirkişi raporunda davacının zararının bulunduğu ancak net bir şekilde zarar, ziyan ve kayıplarının mümkün olamadığı tespiti yapılmıştır. Bilirkişi heyetince yapılan incelemelerde davacı taraf defter ve kayıtlarının incelendiğine ve davalılara yapılan havalelerin sebebinin de bu kapsamda anlaşılamadığına değinilmişse de ticari faaliyet yürüttükleri ileri sürülen davalılar …ve …’ın işletmeleriyle ilgili tutulan defter ve kayıtları ile davacı şirkete ait defter ve kayıtlar ve yapılan havale ve işlemler karşılıklı olarak incelenip değerlendirilmemiştir. Öte yandan davalılar… … ve …adına yapılan EFT ve havale işlemlerinin de hangi iş karşılığı olduğu ayrıntılı olarak incelenmemiştir. Adı geçen davalılar şirketten bir alacakları olduğunu iddia etmemiş, aksine hakkındaki dava tefrik edilen…ile olan alışverişleri nedeniyle bu EFT ve havalelerin yapıldığı savunmasında bulunmuşlardır. Özellikle ceza dosyasında alınan 23.06.2009 tarihli bilirkişi raporunda davalılara şirket hesabından yapılan para çıkışlarının ticarete dayalı bir işlem neticesinde gerçekleştiğine dair bilgi ve belge bulunmadığı vurgusu, yine ceza dosyası kapsamında dinlenen tanık beyanları ve sanık olarak ifade ve yazılı beyanlarında davalıların açıklama ve beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek, her bir davalı yönünden yapılan havale ve EFT işlemlerinin dayanağı, neden sonuç ilişkisi açık ve ayrıntılı olarak değerlendirilerek tüm dosya kapsamına göre ve mahkeme gerekçeli kararında her bir davalı yönünden tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken somut bir veri ve olguya yer verilmeksizin yapılan değerlendirmeye dayalı bilirkişi raporu ile eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.