YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5322
KARAR NO : 2022/10355
KARAR TARİHİ : 15.09.2022
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … tarafından, davalı … aleyhine 17/03/2021 tarihinde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın feragat nedeni ile reddine dair verilen 07/07/2021 tarihli karara karşı davacı tarafın istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 23/02/2022 tarihli kesin olarak verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın miktar itibariyle kesin olduğundan bahisle temyiz talebinin reddine dair verilen 17/03/2022 tarihli ek kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı 04/03/2008 tarihinde sözleşmeli öğretmen olarak göreve başladığını, 2012 yılında kadrolu olarak Kars ili Selim ilçesinde görevine devam ettiğini, 2014 yılında Bingöl’ün Genç ilçesine atandığını, 2016 yılında ise davalı ile görücü usulü evlendiklerini ve eş durumu nedeni ile Ilgın’a atandığını, aradan 1 yıl geçmeden kendisine sanrısal bozukluk teşhisi konulduğunu, hekim tarafından bunun gerekçesi olarak boşanma ve OHAL bölgesinde görev yapması olarak gösterildiğini, ancak OHAL bölgesinde görev yapmadığını, bahsi geçen hastalığa yakalanmasına neden olan davalıdan 5.000,00 TL manevi tazminat ile öğretmen iken ünvansız memur olarak çalışmaya başlaması nedeni ile aradaki 400 TL maaş farkı nedeni ile 6.000,00 TL maddi tazminat talep etmiştir.
Davalı vekili; davacı ile görücü usulü evlendiklerini müşterek konutta 25-26 gün yaşadıklarını,şiddetli geçimsizlik nedeni ile Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/651 E., 2017/661 K. sayılı dosyası ile boşandıklarını, davacının tam kusurlu bulunduğunu ve tazminat ödemeye mahkum edildiğini, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın kaldırıldığını ve halen derdest olduğunu, boşanma davasında kusurlu olan kişinin farklı talepler ile tazminat istemesinin usul ekonomisi açısından gereksiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılamada; davacının davadan feragat beyanı gereği, davanın feragat nedeni ile reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin verilen kararın, adı geçen davacı tarafından temyizi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi’nce kararın miktar itibari ile kesin olması nedeniyle temyiz isteminin reddine dair 17/03/2022 tarihli ek karar verilmiş; bu ek karar da davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nin, hükmü temyiz eden davacı asılın temyiz talebi hakkında vermiş olduğu “temyiz edilmemiş sayılmaya” ilişkin 17/03/2022 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olup, davacı asılın temyiz itirazlarının reddiyle ek kararın ONANMASINA; HMK’nın 373. maddesi uyarınca dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine ve aşağıda dökümü yazılı temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna 15/09/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.