YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5384
KARAR NO : 2022/11293
KARAR TARİHİ : 03.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 18/09/2020 tarih ve 2020/İHK-13841 sayılı itirazın reddine, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının yargılama giderlerine ilişkin bendinin düzeltilmesine dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalanan aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosiklete çarpması sonucunda müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını, davalı tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, dava değerini 45.802,83 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 45.802,83 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 24/10/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
a)Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi 11.10.2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013-01.06.2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015-20.02.2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Eldeki dosyada; kaza sonrasında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen ve hükme esas alınan raporun Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri kapsamına göre hazırlandığı ve davacının kazadan kaynaklı sürekli maluliyet oranının %10,72 olduğu rapor edilmiştir. İşbu rapor kaza tarihi itibariyle yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre hazırlanmış olup hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
O halde İtiraz Hakem Heyetince; davacının kaza tarihi ve sonrasındaki tüm tedavi evrakları da eklenerek davacıya ait Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen maluliyet raporu da irdelenmek suretiyle, kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde, ATK 3. İhtisas Kurulundan ya da Üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından rapor alınıp, sonucuna göre temyiz eden davalı lehine usuli kazanılmış haklar da gözetilmek suretiyle karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
b) Davacı vekili, davacının kazada yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, tazminata ilişkin rapor alınmış, alınan raporda davacının bakiye ömrünün tespitinde TRH 2010 tablosu kullanılmış, teknik faiz %1.8 olarak esas alınmış, İtiraz Hakem Heyetince anılan hesaplama benimsenerek karar verilmiştir. Tazminat hesabında bakiye ömrün tespitinde kullanılan verilerde TRH 2010 tablosunun kullanılmasında isabetsizlik yok ise de davalı vekili temyiz dilekçesinde tazminat hesabında davacının muhtemel yaşam süresinin dikkate alınmayıp TRH 2010 tablosunun sonu olan (99) yaşın esas alınarak fahiş tazminat hesaplandığı iddia etmektedir. Ancak rapor içeriğinden bilirkişinin hangi yaşı esas alarak davacının sürekli iş göremezlik zararını belirlediği anlaşılamamaktadır. Bu hali ile bilirkişi raporu denetime elverişli değildir.
Şu durumda İtiraz Hakem Heyetince yapılacak iş, tazminatın belirlenmesi için alınacak raporda davacının kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresi belirlenmesinde TRH 2010 tablosunun esas alınarak oluşacak sonuca göre karar vermekten ibaret olup, anılan nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
c)Somut olayda, Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince toplam 45.802,83 TL tazminatının davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi olarak 6.754,37 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmeliğin 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda (2/a-b ve c) bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının ilk bentte belirtilen nedenlerle reddine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 03/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.