Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/5503 E. 2022/14194 K. 09.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5503
KARAR NO : 2022/14194
KARAR TARİHİ : 09.11.2022

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 6. Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminat davasında verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin hüküm hakkında Bölge Adliye Mahkemesi tarafından tarafların başvurusu üzerine yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacının istinaf talebinin reddine, davalıların istinaf talebinin kabulü ile hakkaniyet indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dışı …’ın dünyaya gelmesi sonrasında tedavisinin davalı doktorlar tarafından yapıldığını, …’a velayeten anne ve babası tarafından idarenin hizmet kusuru olduğu gerekçesiyle … aleyhine idare mahkemesinde tazminat davası açıldığını, Bursa 2. İdare Mahkemesi’nin 2006/1817 Esas sayılı dosyası ile davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ve müvekkili kurum aleyhine hükmedilen tazminatın tahsili amacıyla Bursa 6. İcra Müdürlüğünün 2009/9944 Esas sayılı takip dosyası ile icra takibi başlatıldığını, icra dosyasına ödeme yapıldığını belirterek, ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddi gerektiğini savunmuşlardır.
İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 219.910,02 TL maddi tazminatın 13/10/2009 tarihinden; 20.773,93 TL maddi tazminatın 04/12/2009 tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber davalılardan tahsiline karar verilmiş; karara karşı taraflarca istinaf yoluna başvurulmuş; Bölge Adliye Mahkemesince, davacının istinaf başvurusunun reddine, davalıların istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 96.309,57 TL maddi tazminatın 13/10/2009 tarihinden, 8.309,58 TL maddi tazminatın 04/12/2009 tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan tahsiline karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.
Resmi Gazete’de 27/05/2022 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7406 sayılı Türk Ceza Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 15. maddesi ile 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu’na eklenen geçici 13. madde “Ek 18 inci maddenin birinci fıkrası hükümleri, 4483 sayılı Kanun hükümleri uyarınca haklarında kesinleşmiş bir soruşturma izni verilenler bakımından uygulanmaz ve soruşturma veya kovuşturmalara devam olunur. Kamu kurum ve kuruluşları ve Devlet üniversitelerinde görev yapan hekim ve diş hekimleri ile diğer sağlık meslek mensuplarının sağlık mesleğinin icrası kapsamında yapmış oldukları muayene, teşhis ve tedaviye ilişkin tıbbi işlem ve uygulamalar nedeniyle idare tarafından ödenen tazminattan dolayı açılan rücu davalarından, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla yargılaması devam edenler bakımından ek 18. maddenin ikinci fıkrası uyarınca karar verilmek üzere Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya iki aylık süre verilir. Başvuru yapılmaması hâlinde dava usulden reddedilir. Bu durumda yargılama gideri taraflar üzerinde bırakılır ve davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilmez.” hükmünü haizdir.
Dosya kapsamından, davalıların Bursa Çocuk Hastalıkları Hastanesinde doktor olarak görev yaptıkları, dava dışı Gizem Durmaz’a adı geçen hastanede davalılar tarafından uygulanan tıbbi müdahale ve tedavide hizmet kusuru olduğundan bahisle … aleyhine Bursa 2. İdare Mahkemesi’nin 2006/1817 Esas sayılı dosyası ile açılan tazminat davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verildiği; davanın, ilamlı icra takibi sonrasında ödenen bedelin davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkin olduğu anlaşılmaktadır. Şu durumda mahkemece, yukarıda gösterilen mevzuat hükmü gereğince Mesleki Sorumluluk Kuruluna başvurması için davacıya süre verilmesi; başvuru yapılmaması halinde ise davanın usulden reddine karar verilmesi gerekir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz edilen Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.