Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/5524 E. 2022/12514 K. 18.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5524
KARAR NO : 2022/12514
KARAR TARİHİ : 18.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki 6183 sayılı Yasa’ya dayalı tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili ve davalılar … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalı borçlu … San. İç ve Dış Tic. Ltd. Şti. hakkında 6183 sayılı Yasa gereğince takip yaptıklarını, takibin sonuçsuz kaldığını, borçlu şirketin dava konusu 680 ada 5 parsel 4 nolu bağımsız bölümü 05.11.2008 tarihinde davalı …’a onun da 15.09.2009 tarihinde davalı …’e sattığını, 1036 ada 15 parsel 4 nolu bağımsız bölümü 02.12.2008 tarihinde davalı …’a onun da 04.05.2009 tarihinde davalı …’a sattığını belirterek, davalılar arasındaki tasarrufun iptalini talep etmiştir.
Mahkemenin davalılar … ve … yönünden davanın reddine, diğerleri yönünden kabulüne dair kararı, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.05.2019 tarih 2016/13837 Esas 2019/6449 Karar sayılı ilamı ile davacı vekili ile davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, davalı borçlu şirket hakkında yapılan takibin dayanağı Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Tüketici ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğünce verilen 10.08.2010 tarihli idari para cezasına dayandığı, bu cezaların borçlunun 26.11.2008-11.02.2009 ve 06.05.2009 tarihlerinde yayınlanan reklamlara dayalı olarak verildiği ve 26.11.2008 tarihli eylem için 67,200,00 TL, 06.05.2009 tarihli eylem için 67.200,00 TL idari para cezası verildiği, bu durumda borcun en erken 26.11.2008 tarihinde doğduğunun kabulü gerektiği, dava konularından 680 ada 5 parsel 4 nolu bağımsız bölüm ise bu tarihten önce 05.11.2008 tarihinde davalı …’a satıldığından, satış tarihinde henüz borç doğmadığından davanın ön koşul yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu, davalı … ile ilgili davada, anılan şahıs dava konusu taşınmaza yaptığı iddiası ile masraflar için bir kısım belgeler sunmuş ise de, bu belgelerdeki malzeme ve harcamanın 4 nolu bağımsız bölüm için yapıldığı somutlaştırılıp ispat edilmediğinden bu yöndeki itirazlarının dikkate alınmadığı, ancak davanın bedele hükmedilmesi halinde bu bedele faiz yürütülmesi mümkün olmadığından bu yönde verilen kararın isabetli olmadığı, davalı borçlu şirket açılan
tasarrufun iptali davasında üçüncü kişilerle birlikte zorunlu hasım olduğundan, davanın kabulü halinde yargılama giderinden diğer davalılar ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumlu olması gerekirken bu hususun göz ardı edilmesinin de hatalı olduğu, 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168. maddesinde değişiklik yapan 5904 sayılı yasanın 35. maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalarda vekalet ücreti tutarı maktu olarak belirlenir”hükmü gereğince taraflar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdirinin doğru görülmediği, kabule göre ise davacının alacağı toplam 134.400,00 TL olduğundan ve bedele dönüşme halinde bu miktarın, davanın kabulüne karar verilen taraflardan tahsiline denilmesi gerekirken, iki kez tahsil edilecek şekilde hüküm tesisinin de isabetsiz olduğundan bahisle bozulmuş, bozmadan sonra Mahkemece; davalılar …, … ve … yönünden davanın reddine, 260.000 TL’nin alacağı geçmeyecek şekilde davalı …’tan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve … mirasçılarının karar başlığında yer alması için yapılan tashihin isabetli olmasına göre, davacı vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve 492 Sayılı Harçlar Yasasının 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına ve aşağıda dökümü yazılı 13.261,55 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 18/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.