Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/5544 E. 2022/13431 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5544
KARAR NO : 2022/13431
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonunda başvurunun reddine dair verilen kararın davacılar vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde İtiraz Hakem Heyetince itirazının kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R
Davacılar vekili; 21/02/2013 tarihinde davacılar desteğinin sürücüsü olduğu tescilsiz aracın karıştığı çift taraflı kaza sonucu davacılar desteğinin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik davacı … için 1.000,00 TL, davacı … için 1.000,00 TL tazminatın ve 3.000,00 TL cenaze ve defin giderinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep miktarını davacı … için 114.175,53 TL, davacı … için 102.870,19 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili, talebin reddine karar verilmesini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davacıların talebinin reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacılar vekilince itiraz edilmesi üzerine itirazın kabulü ile uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılarak yeni hüküm kurulmasına, başvurunun kabulü ile davacı … için 114.175,53 TL, davacı … için 102.870,19 TL tazminatın ve 3.000,00 TL cenaze ve defin giderinin 18/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze ve defin gideri istemine ilişkindir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun “Tazminat miktarının belirlenmesi” başlıklı 51. maddesinde (eski BK md. 43); hakimin, tazminatın kapsamı ve ödenme biçimini, durumun gereğine ve kusurun ağırlığına göre belirleyeceği belirtilmiş, “Tazminatın indirilmesi” başlıklı 52. maddesinde (eski BK md. 44) de; zarar gören taraf zararı doğuran fiile razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına etkili olduğu ve zararı yapan kişinin durumunu ağırlaştırdığı takdirde hakimin, tazminat tutarını indirebileceği veya tamamen kaldırabileceği açıklanmış; eğer zarar, zarar verenin hafif kusurundan doğmuş ve zarar veren, tazminatı ödemesi halinde yoksulluğa düşecekse ve hakkaniyet de gerektiriyorsa hakimin tazminatı indirebileceği belirtilmiştir.
Destek, kazaya karışan motosikletin sürücüsü olup, desteğin ölüm nedeninin kafa travmasına bağlı solunum ve dolaşım yetmezliği olduğu, ayrıca hakkında kaza nedeniyle düzenlenen trafik ceza tutanağında kask takmama nedeniyle trafik cezası kesildiği anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle; desteğin, 2918 KTK’nın 78. maddesi ve KTY hükümleri gereği, kask takmama nedeniyle müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek, TBK’nın 52. maddesi uyarınca tazminattan makul oranda (Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre bu oran % 20) indirim yapılması gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı biçimde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Davacı vekilince cenaze ve defin gideri olarak 3.000,00 TL talep edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince herhangi bir araştırma yapılmaksızın 3.000,00 TL cenaze ve defin giderine hükmedilmiş ise de, Yargıtay’ın yerleşik uygulamaları gereği davalı taraf davacının meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan gerçek defin gideri zararlarının tazmini ile sorumlu olup; davacı tarafın kendi milli değerlerine, yerel örf ve adetlerine göre yaptığı özel giderlerden sorumlu değildir.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, ilgili Belediye ya da müftülüklerden, murisin vefat ettiği 2013 yılında cenaze için yer tahsisi, kefen, cenaze yıkama ve kazı bedelleri gibi zorunlu cenaze giderleri belirlenmek suretiyle makul, uygun miktarda cenaze ve defin giderine hükmedilmesi gerekirken, eksik araştırma ve incelemeyle yazılı şekilde karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
4-Davacı vekili talep ettiği tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep etmiş, hakem heyetince de davacının bu talebi kabul edilerek avans faizine karar verilmiştir. Oysa kazaya neden olan araç hususi olup özel kullanım sırasında kaza gerçekleştiğine göre faiz türü olarak yasal faize karar verilmesi gerekirken avans faizine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
5-Sigortacılık Yasası 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2), (3), (4, (5) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.