Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/5919 E. 2022/13616 K. 02.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5919
KARAR NO : 2022/13616
KARAR TARİHİ : 02.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davasının yapılan yargılaması sonunda; Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyetince verilen 26/12/2019 – 2019/İHK-20338 sayılı kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 28/11/2015 tarihinde dava dışı …. Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait ve … sevk ve idaresindeki davalının trafik sigortacısı olduğu aracın havanın yağışlı olması sebebi ile direksiyon hâkimiyetini kaybetmesi sonrası köprü korkuluğuna çarparak durması sonucunda meydana gelen kazada araç içerisinde yolcu olan …’ın yaralandığını, sigorta şirketine 20/03/2019 tarihinde yapılan başvuruya cevap verilmediğini beyan ile fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik alacağının kaza tarihinden itibaren avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini ıslah ile 42.259,65 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından; başvuru sahibinin talebinin kabulüne, 42.259,65 TL’nin 02/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsil edilerek başvurana ödenmesine dair verilen karara davalı vekilinin itirazı üzerine, İtiraz Hakem Heyeti tarafından; itirazının kısmen kabulü ile sadece vekalet ücretinin düzeltilmesine, diğer itirazların reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya üniversite hastanelerinin adli tıp bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Hakem Heyetince hükme esas alınan 28/08/2019 tarihli Balıkesir Üniversitesi Adli Tıp Bilirkişi Kurulu tarafından düzenlenen adli bilirkişi kurulu raporuna göre başvuranın özür oranının %6,1 oranında olduğu bildirilmiştir. Ne var ki anılan bu raporun Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ve 11 Ekim 2008 tarihli ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Sosyal Güvenlik Kurumu Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki Meslekte Kazanma Gücünün Azalma Oranları Tespit Cetveli kapsamında düzenlendiği anlaşılmıştır.
Somut olayda, 28/11/2015 olan kaza tarihi itibari ile Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olup kaza tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre rapor düzenlenmiştir. Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde Adli Tıp Kurumundan usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp sonucuna göre (kazanılmış haklara halel gelmemek kaydıyla) hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 02/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.