YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/5999
KARAR NO : 2022/15999
KARAR TARİHİ : 01.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonucunda … … tarafından verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince verilen itirazın reddine dair kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 24.02.2019 tarihinde davacının yolcu olduğu araç ile davalıya trafik sigortalı aracın karıştığı çift taraflı kazada davacının yaralanarak malul kaldığını beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 40.000,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı ve rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talebini yargılamada 281.159,91 TL’ye artırmıştır.
Davalı vekili, kusur ve maluliyete itiraz ederek davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince tüm dosya kapsamına göre; başvurunun kabulü ile 281.159,91 TL sürekli işgöremezlik tazminatının 16.05.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince; davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde o aracı işleten zarara uğrayan 3. kişilere karşı tehlike sorumluluğu esasına göre, araç sürücüsü de haksız fiil sorumluluğu esasına göre sorumludur. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ise; o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortasıdır.
Somut olayda; davacı tarafça sunulan taraflarca tutulan kaza tespit tutanağına göre, kaza maddi hasarlı olarak meydana gelmiş olup sigortalı araç sürücüsünün davacının yolcu olduğu araca arkadan çarptığı ifade edilmiş; hakem heyetince alınan trafik bilirkişi raporu ile de sigortalı sürücünün meydana gelen kazada % 100 oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf; maddi hasarlı kazada yaralanarak malul kaldığını beyanla işgöremezlik tazminatı talebinde bulunmuş, davalı taraf ise davacının meydana gelen kaza sonucu yaralandığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddini savunmuştur. İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin anılan yöne ilişkin itirazı davalı tarafın kusurunun ispat edildiği gerekçesiyle reddedilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile örtüşmemektedir.
Dairenin geri çevirme ilamı ile getirtilen soruşturma dosyasında; davacının meydana gelen kazada yaralandığını beyanla şikayette bulunduğu, Cumhuriyet Savcılığınca alınan ATK 2. İhtisas Kurulu raporu ile; davacının dava konusu olay tarihinde araç içi trafik kazası geçirdiği olay tarihinden 2 gün sonra müracaat ettiği hastanede boyun ağrılarının bulunduğunu ifade ettiği boyun ağrıları nedeniyle 04.03.2019 tarihinde boyun bölgesine skopiyle c5-6 anterior diskektomi yapıldığı, kişiye ait grafilerin kurulca yapılan incelemesinde boyun bölgesinde kendisinde mevcut hastalıklara bağlı boyun servikal vertebralarda dejenerasyonlar izlendiği bu bulguların trafik kazasıyla illiyet bağının kurulamadığı, trafik kazasıyla illiyetli harici travmatik lezyon tanımlanmadığı kanaati bildirilmiş; Savcılıkça, söz konusu rapor benimsenerek sigortalı sürücünün üzerine atılı taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan kamu adına soruşturma ve kovuşturma yapılmasının gerektirir nitelikte müştekinin soyut iddiası dışında somut herhangi bir delilin bulunmadığı gerekçesiyle kamu adına kovuşturma yapılmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıa karşısında; soruşturma dosyası kapsamı ve ATK 2. İhtisas kurulu raporu ile davacının dava konusu trafik kazası ile davacının yaralanması arasında illiyet bağının bulunduğunun ispat edilemediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile eksik inceleme ile davalı tarafın sorumluluğuna karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile … kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.