Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/6083 E. 2022/12572 K. 19.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6083
KARAR NO : 2022/12572
KARAR TARİHİ : 19.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davasının Uyuşmazlık Hakem Heyetince yapılan yargılaması sonucunda; davacıların davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davacılar vekili ve davalı vekilinin başvurusu üzerine yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacılar vekili ve davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacılar vekili 08/06/2017 tarihinde davacıların desteği …’nin sürücüsü olduğu araç ile davalıya trafik sigortalı araç arasında gerçekleşen çift taraflı trafik kazasında desteğin vefat ettiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere her bir davacı için 100,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebi … yönünden 60.300,00 TL, … yönünden 25.000,00 TL ve … yönünden 30.000,00 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, davanın kısmen kabulü ile davacı eş … için 41.586,88 TL, davacı çocuklar … için 8.588,96 TL ve … için 11.324,11 TL olmak üzere 61.499,95 TL destek tazminatının 13/09/2017 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacılar vekili ve davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazların reddine karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, davacılar vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin tüm, davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosyanın incelenmesinde; davacının zararının belirlenmesine yönelik alınan 06/11/2017 tarihli hesap raporunda TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz yöntemi ile hesaplama yapılmış, davacı vekilinin itirazı üzerine alınan 05.12.2017 tarihli ek hesap raporunda PMF-1931 tablosu kullanılarak prograsif rant yöntemine göre hesaplama yapılmış, Uyuşmazlık Hakem Heyetince TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulmuş, İtiraz Hakem Heyeti ise davacılar vekilinin PMF-1931 tablosu kullanılarak hesaplama yapılmasına ilişkin itirazının reddine karar vermiştir. Bu karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmiş ve temyizde PMF-1931 tablosu ve prograsif rant yöntemi ile yapılan hesaplamaya itibarla talebin kabulü gerektiği temyiz nedeni olarak ileri sürülmüştür.
Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak tazminat isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa’dan alınan 1931 tarihli “PMF” cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi’nin çalışmalarıyla “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu’na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir.
Eldeki davada; tazminatın hesaplanmasında TRH 2010 ve 1,8 teknik faiz usulüne göre hesap yapılmış ve rapora istinaden de hüküm tesis edilmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetinde hükme esas alınan tazminat hesaplamasında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK’nun 90. maddesindeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir” bölümündeki “bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda” ibaresinin Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir. Bununla birlikte davacı PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant ile hesaplamanın yapılmasını talep etmiştir.
Taleple bağlılık ilkesi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 26. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre; hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; her ne kadar kaza tarihi itibariyle TRH 2010 Tablosu’na göre hesaplama yapılması gerekirse de davacılar vekilinin talebi dikkate alınarak PMF 1931 progresif rant formülü ile hesaplama yapan 05.12.2017 rapora göre karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm ve davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 3.151,74 TL kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.