Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/6206 E. 2022/11092 K. 28.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6206
KARAR NO : 2022/11092
KARAR TARİHİ : 28.09.2022

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE
MAHKEMESİ : Şirvan Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan istinaf incelemesi sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 362/1-a maddesinde öngörülen kesinlik sınırı, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesiyle HMK’ya eklenen Ek-Madde 1’de öngörülen yeniden değerleme oranı dikkate alındığında 2022 yılı için 107.090,00 TL’dir.
HMK 362/1-a ve 362/2. maddeleri gereğince temyiz edenin sıfatına göre hükmedilen ya da mahkemece kabul edilmeyen bölümünün miktar veya değeri 107.090,00 TL’yi geçmeyen davalara ilişkin bölge adliye mahkeme kararlarının temyizi kabil değildir. Kesin olan kararların temyizinin istenilmesi halinde Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi tarafından bu konuda temyiz dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi, verilmemiş olması halinde Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilecektir.
Dava dilekçesinde davacının fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminat ve 60.000,00 TL manevi tazminat talep ettiği, davacı vekilinin 28.03.3016 tarihli celse de maddi tazminat yönünden aynı mahkemenin 2010/2 Esas sayılı dosyasında karar verildiğinden, iş bu davada manevi tazminat yönünden hüküm verilmesini talep ettiği, mahkemece maddi tazminat yönünden dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 7.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, karara karşı davacı vekili ile davalı … vekilinin istinaf yoluna başvurmaları üzerine Bölge Adliye Mahkemesince tarafların istinaf başvurularının esastan reddine karar verildiği görülmektedir. Davacı yönünden reddedilen manevi tazminat miktarı itibariyle temyiz kesinlik sınırının altında kalmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyiz kabiliyeti olmayıp temyiz dilekçesinin HMK’nun 362/1-a maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz dilekçesinin hükmün miktar yönünden kesin olması nedeniyle REDDİNE, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 28.09.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.