Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/6297 E. 2022/13185 K. 26.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6297
KARAR NO : 2022/13185
KARAR TARİHİ : 26.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun kabulüne dair karara karşı davacı vekili ve davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 05/07/2020 tarih 2020/İHK-11463 sayılı davalı vekilinin itirazının reddine, davacının itirazının kabulüne dair verilen kararın süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacının kızı …’e 26/04/2019 tarihinde davalının trafik sigortacısı olduğu aracın çarpması neticesinde vefat ettiğini beyan ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Bilirkişi raporu gereğince talebini 55.718,68 TL olarak artırmışır.
Davalı vekili; başvuru şartının yerine getirilmediğini,desteğini yitiren kişinin ölümden önceki yaşam düzeyini sürdürebilme olanağına sahipse destekten yoksunluk zararının söz konusu olmayacağı, hesaplamaların trafik sigortası genel şartlarında belirtilen kriterlere göre yapılması gerektiğini temerrüt oluşmadığını savunarak başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun kabulü ile 55.718,68 TL destekten yoksun kalma tazminatının 05/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, davacı vekili ve davalı vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazın reddine, davacı vekilinin vekalet ücretine ilişkin yaptığı itirazın ise kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerekçelere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir
2-Dava, trafik kazası sonucu oluşan ölüm nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacıların hak kazanabileceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanması için alınan ve karara esas kabul edilen 14/01/2020 tarihli aktüer raporunda, belli yaştaki kişinin bulunduğu yaştan itibaren tablo son değerine kadar (yaşam sonuna kadar) her bir yaşı yaşama olasılıklarının toplamının beklenen ömür olarak kabul edilmesi gerektiği gerekçesiyle, TRH 2010 Yaşam Tablosu’ndaki son yaş (99) baz alınarak ve tablodaki bakiye ömür süresi kullanılmadan hesaplamanın yapıldığı; bu rapordaki hesap yöntemine davalı tarafça itiraz edildiği halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından rapordaki hesap tekniğinin uygun bulunduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verildiği görülmektedir.
Her ne kadar davacı aleyhine sonuçlar veren hesap tekniği (TRH 2010 ve % 1,8 teknik faiz) kullanılarak tazminat belirlenmişse de, bu hesap tekniğine davacı yanca itiraz edilmediği dikkate alındığında, ZMSSGŞ ile belirlenen hesap tekniğinin tüm yönleriyle uygulanmasının gerekeceği açıktır. Bu itibarla, genel şartlarda belirtilen biçimde hesaplama yapmayan rapor, karara esas alınabilecek nitelikte olmadığından, bu hususta yapılan İHH incelemesi eksiktir.
Açıklanan nedenlerle; davacı lehine belirlenen tazminat miktarına ilişkin kararı sadece davalı taraf temyiz ettiği ve rapordaki diğer hususlarda davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğu için, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Genel Şartları gereği, davacı ile desteğin muhtemel bakiye ömür süresi (tablodaki son yaş olan 99 yaşa kadar değil, kaza tarihindeki yaşlarına göre saptanacak bakiye ömür süresi) için ve irat katsayılarının belirlenmesinde “devre başı ödemeli belirli süreli rant” formülü kullanılarak hesaplamanın yapılması hususunda, rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar korunarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
3-Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından, davacı için 55.718,68 TL tazminatın davalıdan tahsiline ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına toplam 1.608,69 TL vekalet ücretine hükmedilmiş, davacı vekilinin karara itirazı neticesinde İtiraz Hakem Heyeti tarafından davacı vekilinin, vekalet ücretine yönelik itirazının kabulüne karar verilerek davacı lehine 8.043,43 TL tam vekalet ücretine karar verilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17 md. ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek:RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi,ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle, İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 26/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.