Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/638 E. 2023/5915 K. 03.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/638
KARAR NO : 2023/5915
KARAR TARİHİ : 03.05.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2021/937 E., 2021/937 K.
SAYISI : 2021/İHK-39159
HÜKÜM/KARAR : Davacı İtirazının Reddi/ Başvurunun Usulden Reddi
SAYISI : K-2021/111207

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun usulden reddine karar verilmiştir.

Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir.

… kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sigorta şirketi nezdinde yıllık güvenli hayat kredi koruma sigortası kapsamında sigortalı olarak bulunmaktayken geçirdiği rahatsızlık nedeniyle sürekli malul duruma düştüğünü, poliçe kapsamında ödeyemediği kredi bedelinden poliçe teminatı kapsamında davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 69.000,00 TL tazminatın avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru sahibi tarafından aynı konuya ilişkin daha önce yapılan başvuru bulunduğunu, ilk başvuru tarihinin 28.05.2018 olduğu dikkate alındığında huzurdaki başvuru yönünden zamanaşımının dolduğunu, başvurunun usulden reddi gerektiğini, başvuru sahibinin maluliyetinin poliçe yürürlük süresi içerisinde meydana gelmediğini, maluliyetin teminat kapsamında olması için sürekli olması gerekiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. … KARARI
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile “…Sigortalının başvuru dilekçesinde tazminat talebine ilişkin olarak, sigorta tazminatının ödenmesi konusunda Sigorta Şirketine 28.05.2018 tarihinde başvurulduğunun belirtildiği dikkate alındığında, TTK Madde 1427. (2) hükmü gereği bu tarihten 15 gün sonrası 12.06.2018 tarihi itibariyle davaya konu olan sigorta tazminatının muaccel olacağı anlaşılmakta dolayısıyla, başvuru sahibince 29.03.2021 tarihinde yapılmış olan huzurdaki başvurunun sigorta tazminatının muaccel olduğu tarihten 2 yıl 9 ay 17 gün sonra yani, 2 yıllık zamanaşımı süresi sonrası yapılmış olduğu…” gerekçesi ile başvuru sahibinin talebinin usul yönünden reddine karar verilmiştir.

IV. İTİRAZ
A. İtiraz Yoluna Başvuranlar
Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur.

B. İtiraz Sebepleri
Davacı vekili itiraz dilekçesinde; zamanaşımının 28.05.2018 tarihi esas alınarak hesaplandığı, ancak başvurunun başvuranın oğlu … tarafından yapıldığı, başvuran tarafından oğluna emir, talimat ve vekalet verilmediği, başvuranın başvuru tarihinde konuşamadığı, başvuranın oğlunun yaptığı işlemin yetkisiz temsil olduğu, bu nedenle onama işlemi bulunmadığından 28.05.2018 tarihinden itibaren zamanaşımının başlatılamayacağı, ilk başvurunun resmi olarak 04.03.2020 tarihinde yapıldığı, bu nedenle başvurunun zamanaşımına uğramadığını iddia ederek Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “Başvuran tarafından 28.05.2018 tarihli ilk başvurunun başvuranın oğlu tarafından yapıldığı, başvurudan başvuranın haberinin ve onayının olmadığı belirtildiği, ancak başvuran başvuru dilekçesinde ilk başvurunun 28.05.2018 tarihinde olduğunu belirterek bu tarihten itibaren faiz talebinde bulunduğu dolayısıyla başvuranın başlangıç itibariyle başvuru yapılmasına izninin olmadığı veya yetkilendirmesinin olmadığı belirtilmişse de, sigorta tahkim müracaatında başvuru tarihi belirtilerek yapılan başvuruyu onadığı kanaatine varıldığı bu nedenle zamanaşımı tarihinin 28.05.2018 tarihi esas alınarak hesaplanması gerektiği gerekçesi ile” davacı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; … kararına karşı yaptığı itiraz başvurusunda bildirdiği sebepler ile … kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe:
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından hayat sigortası poliçesi ile teminat altına alınan davacının maluliyeti nedeni ile ödeyemediği kredi borcunun poliçe teminatı kapsamında tahsili talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu 30 uncu maddesi , 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1420. maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 82/1 inci maddesi.

3. Değerlendirme
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; dava dışı kredi alacaklısı vekili tarafından 15.01.2018 tarihli ibraname düzenlendiği anlaşılmasına göre, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 82/1 inci maddesi gereğince 2 yıllık zamanaşımı süresi iş bu başvuru tarihi itibari ile dolduğundan; davanın zamanaşımı dolduğu gerekçesi ile verilen red kararı sonucu itibari ile doğru olmakla, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan … kararının ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
03.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.