Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/6414 E. 2022/12136 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6414
KARAR NO : 2022/12136
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 21/11/2018 gün, 2016/7197 E- 2018/ 11030 K sayılı ilamında; “….İİK 280/3 gereğince ticari işletme devri olup olmadığı hususu karar yerinde tartışılmadan faaliyet ile ilgili gerekli araştırma yapılmadan dava konusu gayrımenkulün gerçek bedeli ile satış bedeline eklenen ipotek ve hacizler sebebi ile mislini aşan fark bulunması ile davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davalı borçlu ile davalı üçüncü kişinin faaliyet alanlarının farklı olduğundan bahisle dava İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tespit davası ile davanın reddine karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamıştır.
1-Somut olayda; davalı borçlu, adına kayıtlı fabrika binasını davalı … Tic. Ltd. Şti’ne devretmiştir. Her ne kadar bedel farkı bulunmasa da İİK’nin 280/son fıkrasına göre ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiği kabul olunur, karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilir hükmü gereğince ticari işletme devri yönünden tasarrufun değerlendirilmesi gerekir.
İİK 280/son da belirtilen karinenin aksi davalılar tarafından ispat edilemediği gibi, dava konusu fabrika binasının satışında İİK 280/son da belirtilen şartlara da riayet edilmediği anlaşılmıştır.
Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
2-İİK 282 madde gereğince tasarrufun iptali davası asıl borçlu ve borçlu ile iptal konusu tasarrufu yapan veya kendisine borçlu tarafından bir ödemede bulunulan kimseler aleyhine açılır. Dava dilekçesinde … ve Sultan Sırlan’ın da taraf olarak gösterildiği, ancak dava konusu tasarrufun tarafı olmadığı anlaşıldığından iş bu davalılar yönünden pasif husumet nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken olumlu veya olumsuz herhangi bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 12/10/2022 gününde oybirliği ile karar verildi.