YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/6645
KARAR NO : 2023/1126
KARAR TARİHİ : 26.01.2023
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
SAYISI :2019/3227 – 2022/301
HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü /İstinaf başvurusunun reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4 Asliye Tcaret Mahkemesi
SAYISI : 2014/689 -2018/682
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili, davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar …, … … ve … … … vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü,
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalıların sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı olduğu minibüste yolculuk yapan davacıların eşi ve babaları olan … …’ın minibüsten düşüp hayatını kaybettiğini, davacı …’ın eşinin ölümüyle onun desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 10.000,00 TL maddi tazminatın davalı … yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, davacı eş için 90.000,00 TL, diğer davacılar için ayrı ayrı 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı haksız fiil faili ile işletenlerden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davacılar vekili ıslah dilekçesi ile davacı … için maddi tazminat talebini 483.860,00 ‘ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taleplerin zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortası kapsamında kaldığını, kazaya karışan … plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde 05.09.2013-05.09.2014 vadeli zorunlu mali mesuliyet sigortası poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacılar murisinin müterafik kusurunun tazminat hesabı yapılması halinde bu bedel üzerinden indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalılar …, … … ile … vekili cevap dilekçesinde; davacılar murisinin her iki eli de dolu halde herhangi bir yerden tutunmadan minibüs içinde hareket ettiğini, boş koltuklar olmasına rağmen oturmadığını, çok kısa mesafede yolcu almak için düşük hızla seyreden sürücünün aracın kapısını kapatmadığını, gerçekleşen kazada yolcunun da kusurunun bulunduğunu, manevi tazminat talebinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile; davacı …’ın maddi tazminat talebinin kabulü ile 483.860,00 TL tazminatın davalı … yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere sigorta şirketi yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 15.09.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine, davacıların manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş … için 20.000,00 TL, davacı çocuk … için 10.000,00 TL, davacı çocuk … için 10.00,00 TL, davacı çocuk … için 10.000,00 TL, davacı çocuk … … için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 15.09.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalı gerçek kişiler … … , …, …’dan müştereken ve müteselsilen alınıp davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili, davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili ve davalılar …, … … ve … … … vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde; müteveffaya kaza anında minibüs içinde tutunmamasından dolayı kusur atfedilmiş ise de bu yönde dosyada delil bulunmadığını, mevzuatta da seyir halindeki taşıtlarda yolcu olarak bulunanların tutunması gerektiğine dair bir kural bulunmadığını, kazanın oluş şekli dikkate alındığında müteveffanın kusursuz olduğunun açık olduğunu, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarlarının düşük olduğunu, kötüniyetli davalı … aleyhine HMK m. 329/1 uyarınca vekalet ücretine hükmedilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı … vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu kazada müteveffa yolcu … …’ın %30 oranında kusurlu olması sebebiyle tazminatta % 30 oranında kusur indirimi yapılması gerektiğini, desteğin kaza tarihinde 64 yaşında ve emekli olmasına rağmen Özel Üsküdar Sev Ortaokulu’nda eğitim danışmanı olarak çalışmasına dayanılarak tüm hayatı boyunca ve aylık 5.487,80 TL gelir elde edeceğinden bahisle hesaplama yapıldığını, ancak, müteveffanın emekli olduğu göz önünde bulundurulmadan bu şekilde hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffa 64 yaşında hala çalışmakta ise de hakkaniyete ve genel kabullere en uygun olarak ancak 65 yaşına kadar aktif çalışacağı, 65 yaşından sonra ise … sonuna kadar pasif döneme gireceği kabul edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, 11.11.2016 tarihli bilirkişi raporunda müteveffanın … boyu aktif olarak çalışacağı yönünden hesap yapılmasının hatalı olduğunu, pasif dönemde asgari geçim indirimi düşülmüş ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin poliçeden dolayı sorumluluğunun, azami sakatlanma ve ölüm halinde kişi başına 250.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, gerekçeli kararda poliçe limitinin açıkça belirtilmediğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar …, … … ve … … … vekili istinaf dilekçesinde; kusur oranlarının belirlenmesine ilişkin mahkemeye sunulan tanıkların dinlenmediğini, tazminat hesabına ilişkin bilirkişi ek raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, desteğin aylık net gelirinin 5.487,83 TL olarak kabulünün yanlış olduğunu, bu miktarın ölüm tarihi itibariyle kabul edilmiş olsa bile ilerleyen yaşlarda bu miktar üzerinden hesaplama yapılmasının yanlış olduğunu, bilirkişi raporunda 20.03.2012 tarih ve 28239 Sayılı RG’de yayımlanan Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliğinde özel öğretim kurumlarında çalışacak personel için azami yaş haddi şartının düzenlenmediği gerekçe gösterilerek desteğin 77 yaşına kadar aktif çalışacağı kabul edilerek hesaplama yapılmasının yanlış olduğunu, bu hususun özel okullar meslek birliklerinden ve tanınmış özel okullardan araştırılması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; desteğin aktif çalışmasının, yaşam sonuna kadar devam edebileceğinin kabulü ile hesaplama yapılmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, manevi tazminatların amaca ve hakkaniyet ilkesine uygun olduğu kanısına varıldığı, gerekçeli kararda poliçe limitinin açıkça belirtilmemesinin mahallinde her zaman düzeltilebilir nitelikte bir hata olduğu belirtilerek taraf vekillerinin istinaf talebinin 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Güneş Sigorta A.Ş vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Güneş Sigorta A.Ş. vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; davalıların sorumluluğunda bulunan araçta yolcu olarak bulunan davacıların murisinin araçtan düşmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ile manevi tazminat talebine ilişkindir.
2.İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri,
3. Değerlendirme
1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Sürekli iş gücü kaybı tazminatının belirlenmesinde, davacının son gelir durumu ile birlikte muhtemel yaşam süresinin ve bu sürenin ne kadarında aktif çalışma hayatının devam edeceği, ne kadarında pasif döneme bulunacağının tespiti önem arz etmektedir. Çalışma hayatının, aktif çalışma dönemi ve emeklilik dönemi olan pasif devre olarak ayrılması ve özel yasalarında çalışma süreleri ayrık olarak belirtilmemiş (asker, polis vb. gibi) kişiler yönünden 60 yaşın aktif çalışma devresini, bakiye yaşam süresi varsa kalan sürenin de pasif çalışma dönemini oluşturduğu; sürekli iş gücü kaybı nedeniyle tazminatın hesabında, pasif devrede de zararın oluşacağı ve bu zararın asgari ücret düzeyinde bir zarar olacağının kabulü gerektiği Dairemizin yerleşik içtihatlarındandır. Özel yasaları gereği çalışma süreleri ayrık olarak düzenlenenler dışında kalan kişiler yönünden, aktif-pasif devre ayrımı anılan şekilde yapılmakla birlikte; asker, polis gibi özel yasaları ile çalışma süreleri farklı belirlenen kişiler için sürelerin bu yasalardaki düzenlemelere göre belirlenmesi gerekmektedir.
Somut olayda; hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda desteğin Milli Eğitim Bakanlığı’ndan emekli başmüfettiş olduğu ve Üsküdar Amerikan Koleji’nde danışman olarak görev yaptığı, dosyada mübrez Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürlüğü’nün 03/04/2015 tarihli yazı cevabında 5580 sayılı Kanun kapsamında açılan özel öğretim kurumlarında çalışacak personelde 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri çerçevesinde 65 yaş sınırının aranmayacağının bildirildiği, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği’nde de özel öğretim kurumlarında çalışacak personel için azami yaş haddi şartının düzenlenmediğinden bahisle desteğin aktif çalışmasının, yaşamı sonuna kadar devam edebileceğinin kabulü ile hesaplama yapıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince de yapılan hesaplamada usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı belirtilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ile bağdaşmamaktadır. Kaza tarihinde emekli olan 64 yaşında olan destek her ne kadar kolejde danışman olarak görev yapmakta ise de çalışabileceği aktif dönem süresinin sonu 65 yaş olduğunun kabulü gerektiğinden, desteğin 65 yaş (dahil) aktif dönem, sonrasında pasif dönemde olduğu kabul edilerek ve pasif dönemde AGİ’siz asgari ücret üzerinden yapılacak hesaplama ile ( hükme esas alınan rapor tarihindeki veriler ve usuli kazanılmış haklar dikkate alınarak) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
3. Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A-1.maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Davalı … şirketinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olmasına göre, davacı eş …’ ın yoksun kaldığı desteğe ilişkin toplam zararının poliçe limitini aşması halinde mahkemece yapılacak iş; hükmedilecek tazminat ve ferilerine ilişkin davalı … yönünden poliçe limitinin rakam olarak belirtilmek suretiyle sorumluluğunun belirtilmesi gerekirken, bu hususa dikkat edilmeden eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup, Bölge Adliye Mahkemesince de bu hususun mahallinde her zaman düzeltilebilir nitelikte bir hata olarak nitelendirilerek istinaf başvurusunun reddine karar verilmesi isabetli olmamış ve hükmün bu yönden de bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
1. Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin, diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı Güneş Sigorta A.Ş.’ye iadesine,
Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.