YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/698
KARAR NO : 2022/12336
KARAR TARİHİ : 17.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … vekili Av. … tarafından, davalılar …, …, … ve … aleyhine 16.09.2014 gününde verilen dilekçe ile haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 12.10.2021 günlü kararın Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili Av. … tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, davalıların müvekkilini yaraladıklarını ve kiraladığı araca zarar verdiklerini, bu olay nedeniyle Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/156 esas 2013/695 karar sayılı dosyasında mahkum olduklarını beyan ederek maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmuştur.
Davalılar, davacının iddialarını kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır.
Mahkemece, davacının maddi zarar iddiasını ispatlamak için herhangi bir delil ibraz etmediğinden, maddi zararının olmadığı ve manevi tazminat talebi yönünden ise davacının sosyal ve kişilik değerlerine yapılan herhangi bir saldırının bulunmadığı gerekçesiyle maddi ve manevi isteminin reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine; Dairemizin 17.01.2019 tarih ve 2016/13066 E. 2019/177 K. sayılı kararı ile “somut olayda, davalıların davacıya yönelik mala zarar verme eylemi, ceza mahkemesince verilen kesin hüküm ile sabittir. Ceza hakiminin kesin nitelikteki hükmü hukuk hakimini bağlar. Şu durumda, mahkemece davacı yararına mala zarar verme suçu nedeniyle oluşan araçtaki hasar nedeniyle maddi zararın kapsamı belirlenmek suretiyle tazminata hükmedilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru değildir” ve “her ne kadar dava konusu olay nedeniyle davalılar hakkında açılan kamu davası sonucunda yaralama suçundan hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmiş ve bu nitelikteki karar hukuk hakimi için bağlayıcı değil ise de; dosyada mevcut deliller ve özellikle ceza yargılamasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davalıların, davacıya yönelik yaralama eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla; mahkemece açıklanan olgular gözetilerek, davacı lehine uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi ve davacının geçici iş göremezlik nedeniyle talep ettiği maddi tazminat isteminin de değerlendirilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemlerin reddine karar verilmiş olması doğru değildir” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yapılan yargılama neticesinde mahkemece; davanın kısmen kabulü ile 5.559,11 TL maddi tazminat, 2.370,66 TL iş göremezlik tazminatı ve 5.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 03.11.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinden;
Davacı vekili; davacının yaralanma nedeniyle 6 gün istirahatli sayıldığı, ardından 10 gün süreyle çalıştığı ve sonrasında çalışmaya devam edemediği için işten ayrıldığı, sonuç olarak yaralanma nedeniyle 3 ay geçici işgöremez olduğu iddiasında bulunmuş; mahkemece davacının 3 ay süreyle işten kaldığı kabul edilerek yapılan hesaplamaya itibar edilmek suretiyle 2.370,66 TL geçici işgöremezlik tazminatına hükmedilmiştir. Dosya içerisine alınan Adli Tıp Kurumu raporu ve tedavi evrakından, dava konusu olay nedeniyle davacının geçici işgöremezlik süresinin 6 gün olduğu anlaşılmakla; geçici işgöremizlik tazminatının 6 gün üzerinden hesaplanması gerekirken 3 ay üzerinden yapılan hesaplamanın kabulü doğru olmayıp bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ‘e geri verilmesine 17.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.