YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7339
KARAR NO : 2022/13043
KARAR TARİHİ : 25.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, davalılardan …’nun müvekkillerine olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil mallarının bulunmadığını, alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazların bir kısmını çocukları olan davalılar … ve …’a, bir kısmını ise kardeşinin eşi olan davalı … ’a sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptalini talep etmiş, ayrı ayrı açılan davalar birleştirilmiştir.
Mahkemenin, davalılar … ve … yönünden davanın kabulüne, … yönünden reddine dair karar, önce Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 14.04.2011 tarih 2010/7557 Esas 2011/3458 Karar sayılı ilamı ile, davalılar … ve … temyizinin reddine, davacı … temyizinin kabulüne, davalı …’in İİK’nın 280/1.maddesine göre borçlunun mali durumunu bilebilecek kişilerden olduğundan onun yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozmadan sonra bir kısım davalılar karar düzeltme isteminde bulunmuş, bu kez aynı dairenin 11.07.2012 tarih 2012/5955 Esas 2012/8883 Karar sayılı ilamı ile davacı alacaklı …’nin alacağının dayanağının İzmir 12.İcra Müdürlüğü’nün 2004/9532 sayılı takip dosyasına konu ettiği 6.4.2004 tanzim tarihli bono olduğu, davalıların cevap dilekçelerinde …’nun davacı …’ye gerçek bir borcunun bulunmadığını savunduğu, dosyaya ibraz edilen İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından düzenlenen iddianameden davacı alacaklı … hakkında müştekisinin … olduğu silahlı yağma suçundan dava açıldığı ve davanın izmir 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/81 esas numarasında derdest olduğunun anlaşıldığı, bu durumda mahkemece İzmir 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/81 esas sayılı dosyası da gözönünde bulundurularak davacı alacaklı …’nin borçlu davalı …’dan gerçek bir alacağı olup olmadığı üzerinde durularak karar yerinde tartışılması gerektiği belirtilerek bozulmuştur.
Bozmadan sonra, mahkemece, İzmir 7.Ağır Ceza Mahkemesinin 2012/81 esas sayılı dosyasından davacı …’nin beraat ettiği ve kararın kesinleştiği, bu hali ile alacağın gerçek olduğunun anlaşıldığından bahisle davanın kabulüne karar verilmiş hüküm davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, mahkeme gerekçesi ve delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına ,borçlunun İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2010/441 Esas sayılı dosyasından açtığı menfi tesbit davasının de red edilerek Yargıtay onayından geçerek kesinleşmiş olduğunun anlaşılmış bulunmasına göre yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda dökümü yazılı 13.913,20 TL kalan onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 25/10/2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.