Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/7542 E. 2022/15259 K. 23.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7542
KARAR NO : 2022/15259
KARAR TARİHİ : 23.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili, tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan 17. Hukuk Dairesinin 20.03.2019 gün, 2016/14275 E- 2019/3258 K sayılı ilamında; “…Mahkemece, tasarruf tarihindeki borçlunun vergi borcunun ne kadar olduğunun tespiti yapıldıktan sonra dava ön koşullarının oluştuğu ve 6183 sayılı Yasa’nın 28/2 ve 30. maddesi kapsamında sayılan şahıslardan olduğu anlaşılan davalı …’ya yapılan satışın tespit edilecek borç miktarı ile sınırlı olarak davanın kabulü ile tasarrufun iptaline karar verilmesi gerektiği, kabule göre de, 6183 sayılı Yasadan kaynaklanan davalarda hükmedilecek avukatlık ücretinin maktu ücreti vekalet olduğu gözetilmeksizin davacı aleyhine nisbi ücreti vekalete hükmedilmesinin de doğru olmadığı” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne … ilçesi … mahallesinde kain 2737 ada 4 parsel numaralı taşınmazın davalı … tarafından davalı …’ya satışına ilişkin tasarrufun 957.569,76 TL (31.12.2013 tarihi itibari ile toplam vergi borcu) borç miktarı ile sınırlı olmak üzere iptaline, davacı lehine, dava konusu taşınmazın değeri olan 310.323,28 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmiş olup, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece bozma ilamına uyulduğu belirtilerek yargılama yapıldığı beyan edilmişse de bozma ilamının gereği yerine getirilmemiştir.
Şöyle ki, Mahkemece tasarruf tarihi (13.05.2013) itibari ile vergi borcu belirlenerek tasarrufun iş bu vergi borcu değeri üzerinden iptaline karar verilmesi gerekirken 31.12.2013 tarihli vergi borcu hesaplattırılarak, 957.569,76 TL vergi borcu üzerinden hüküm kurulması doğru değildir.
Ayrıca bozma ilamında 6183 sayılı Kanun’dan kaynaklı davalarda maktu vekalet ücretine hükmedileceği belirtilmesine rağmen, bozma sonrasında yeniden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetli olmamıştır.
Her ne kadar bozma ilamının gereği yerine getirilmemişse de; davalı … vekili davalı borçlunun dava konusu borcu ödediğini, vergi borçlarının kanun kapsamında tahsil ve tasfiye edildiğini beyan etmiştir.
Bu durumda davanın konusunun kalıp kalmadığının, davalı borçlunun dava konusu borcu ödeyip ödemediğinin araştırılması, davalı …’nın temyiz dilekçesinde bahsettiği Gaziantep 14. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/101 sayılı dava dosyası da dosya arasına ve davacı vekilinin de beyanı alınarak ve ilgili merciinden sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle de davalı … vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’ya geri verilmesine 23.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.