YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7570
KARAR NO : 2022/11439
KARAR TARİHİ : 05.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle maddi tazminat davası üzerine Uyuşmazlık Hakemince yapılan yargılama sonucunda; başvurunun reddine dair verilen karara davacı vekili tarafından yapılan itiraz incelemesinde; İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın süresi içinde taraflar vekillerince temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; davacının yolcu olarak içinde bulunduğu motosiklet ile davalı nezdinde … poliçesi ile sigortalı olan araç arasında gerçekleşen çift taraflı kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 5.000,00 TL maddi tazminatın 21/05/2019 tarihinden avans faizi ile beraber davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile talebini 69.976,82 TL’ye yükseltmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakemince, başvuruya eklenen maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun düzenlenmediği, başvuru şartının yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın usulden reddine karar verilmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine davacı vekilinin itirazının kabulü ile % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılarak talebin kısmen kabulü ile 57.241,45 TL maddi tazminatın 21/05/2019 tarihinden yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; İtiraz Hakem Heyeti kararı, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyet kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davalı vekili, davacının sigortalı araçta hatır için taşındığı savunmasında bulunarak, bu sebeple tazminattan indirim yapılmasını talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından, davalı yararına %20 hatır taşıması indirimi yapılarak karar verildiği anlaşılmış ise de; karşı araç sigortacısı bakımından hatır taşıması indiriminin uygulanamayacağı gözetilerek, davalı yararına hatır taşıması indirimi yapılmaması gerekir iken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
3-Davalıvekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince;
a) Ceza soruşturma dosyasında alınan trafik bilirkişi tarafından hazırlanan kusur raporunda; davacının yolcu olarak içinde bulunduğu motosikletin şerit izleme kurallarını ihlal ettiğinden asli kusurlu olduğu, davalı tarafın ise hız kurallarına uymadığı için tali kusurlu olduğu tespiti yapılmıştır.
Kaza tespit tutanağına göre, davacının yolcu olarak içinde bulunduğu motosikletin şerit izleme kurallarını ihlal ettiğinden tam kusurlu olduğu, davalı tarafın ise kusurunun bulunmadığı tespit edilmiştir.
Bu hali ile aynı kazaya ilişkin düzenlenen bilirkişi raporu ile kaza tespit tutanağı arasında açık çelişki mevcuttur. Bu durumda, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi, İTÜ Karayolları Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden seçilecek uzman bilirkişi kurulundan kusur dağılımına ilişkin, önceki kusur raporu ve tüm dosyadaki delillerin değerlendirildiği, gerekçeli, denetime elverişli ve çelişkileri giderici kusur raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu karar verilmesi doğru görülmemiştir
b) Somut olayda, İtiraz Hakem Heyetince kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir.
5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu 30/17. maddesi ve 19/01/2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’in 6. maddesi ile Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16. maddesinin 13. fıkrasına “(13) (Ek: RG-19/1/2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir.” hükmü eklenmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 maddesinin uygulanması gerektiği göz önüne alınarak AAÜT’nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5’i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi, ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ve (3-a ve b) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın taraflar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya ve davalıya geri verilmesine 05/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.