Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/769 E. 2023/4729 K. 30.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/769
KARAR NO : 2023/4729
KARAR TARİHİ : 30.03.2023

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2019/602 Esas-2021/648 Karar
HÜKÜM/KARAR : Kabul

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacıların desteğinin tescilsiz motosikletin sürücüsü iken gerçekleşen tek taraflı kazada öldüğünü açıklayıp her bir davacı için ayrı ayrı 50,00 TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiş ıslah dilekçesi ile talebini yükseltmiştir.

II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, aracın tescili yapılmadığından davalı kurumun zarardan sorumlu olmadığını, sürücünün tam kusuru ile gerçekleşen kazada davacıların tazminat talep hakkının bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 22.02.2016 tarihli ve 2015/236 Esas, 2016/112 Karar sayılı kararıyla, desteğin tam kusuru ile meydana gelen kazada davacıların talep hakkı bulunmadığı, aracın tescili yapılmadığından davalının zarardan sorumlu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.04.2019 tarih, 2016/9481 Esas, 2019/5042 K. sayılı ilamı ile “Somut olayda, kazaya neden olan araç, kaza tespit tutanağında motosiklet olarak belirtilmiş olup dosya kapsamından trafik sigortası yaptırması zorunlu bir araç olup olmadığı anlaşılamamaktadır.” denilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile davacı … (…) için 14.778,11 TL, davacı Elifnur Korkmaz için 143.395,11 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, takdir edilen vekalet ücretlerinin hatalı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, araç tescilsiz olduğundan davalı kurumun zarardan sorumlu olmadığını, aracın cinsinin kesin bir biçimde tespit edilmesi gerektiğini, desteğin tam kusuru ile sebebiyet verdiği kazada alacaklı ve borçlu sıfatı birleştiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek İlk Derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; meydana gelen tek taraflı kaza nedeni ile destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakmeleri Kanunu’nun 427 vd. maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91 inci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları.

3. Değerlendirme
1. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekilinin temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede,

2. Davacılar ihtiyari dava arkadaşı olup her bir davacılar yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken davacılar için hükmedilen toplam tazminat miktarı üzerinden toplam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiştir.

Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK’nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’un 43817 nc, maddesi uyarınca mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir.

VII. KARAR
1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE,

2-Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün 4 numaralı bendinin tamamen çıkartılarak yerine “4. Davacılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiklerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacı … için 4.080,00 TL vekalet ücretinin, davacı … için 17.572,53 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine” ibaresinin yazılması suretiyle kararın bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı ve davacılara iadesine,

Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,
30.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.