YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7726
KARAR NO : 2022/11948
KARAR TARİHİ : 11.10.2022
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ: Kahramanmaraş 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararına karşı davacılar vekiinin istinaf başvurusunun reddine dair verilen kararın Yargıtayca incelenmesi süresi içinde davacılar vekilince istenmiş olmakla dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili, davacılardan …’ın eşi, diğer davacılar … ve …’nın babaları … hakkında Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından silahlı terör örgütüne üye olma suçundan dolayı soruşturma başlatıldığını, göz altına alındığını, akabinde de tutuklandığını, Kahramanmaraş 3.Ağır Ceza Mahkemesinden hapis cezasına çarptırıldığını, söz konusu cezanın Yargıtay tarafından bozulduğunu, sanık hakkında beraat kararı verildiğini, beraat kararının kesinleştiğini, davacıların bu durumdan olumsuz etkilendiğini, davacı …’ın eşinin haksız yere tutuklu kaldığı süreçte, eşinin maddi ve manevi desteğinden haksız yere mahrum kaldığını ve zarara uğradığını, bunun yanında müşterek çocuklarının bakım, eğitim, sağlık ve psikolojik sorunlarıyla tek başına mücadele ettiğini ileri sürerek manevi acı ve ızdırap karşısında davacı … için 90.000,00 TL, … ve … için ayrı ayrı 10.000,00 TL manevi tazminat, … için şimdilik 100,00 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacılara verilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalı hazineye yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, İYUK’un 2. maddesi gereğince kamu hizmetini gören emniyet, soruşturma ve yargılama makamlarının vermiş oldukları zarardan kaynaklı davaların yargı yolu itibariyle idari yargı yolunda görülebilecek tam yargı davası niteliğinde olduğu gerekçesiyle HMK’nın 114/b ve İYUK’nun 2. maddesi gereğince yargı yolu itibariyle dava şartı yokluğundan reddine karar verilmiş, karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, CMK’nın 141 vd. maddeleri kapsamında ceza mahkemesi hâkiminin tutuklamaya ilişkin yargısal görevi sebebiyle devlet aleyhine açılmış tazminat istemine ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nın 141. maddesi gereğince, (1) suç soruşturması veya kovuşturması sırasında; a)Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya tutukluluğunun devamına karar verilen, b)Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan, c)Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan, d)Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen, e)Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen, f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan, g)Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle açıklanmayan, h)Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen, i)Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen, j)Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen, k)Yakalama veya tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından yararlandırılmayan, kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler…. (3) Birinci fıkrada yazan hâller dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
Anılan Kanun’un 142 maddesi uyarınca bu davalar yönünden görevli ve yetkili mahkeme; zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesi’dir. CMK’nın 141. maddesi uyarınca, koruma tedbirleri nedeniyle tazminat isteğinin kaynağını, sadece kararın kendisi veya koruma tedbirinin karara uygun olarak yerine getirilmesi değil, koruma tedbirinin amacı dışında veya ölçüsüz kullanılması (CMK 141/1-g,i,j) ve malvarlığına zarar verilmesi (CMK 141/1-j) infaza yönelik işlemler de oluşturmaktadır.
Açıklanan tüm bu sebeplerle, dava dilekçesinin ağır ceza mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile usulden reddi gerekirken derece mahkemelerince yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle reddi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK 373/1 maddesi gereğince kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 11.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.