YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7934
KARAR NO : 2022/12685
KARAR TARİHİ : 20.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı … Köy İşleri Bakanlığı vekili Av…. tarafından, davalı … aleyhine 19.12.2006 gününde verilen dilekçe ile kurum zararının tazmini istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 10.03.2022 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; ”…Dosya kapsamından; davanın reddine ilişkin verilen ilk kararın, Dairemizin 10.09.2015 gün, 2015/8903 esas ve 2015/9618 sayılı ilamı ile ”…yerel mahkemece yukarıda açıklanan hususlar da dikkate alınıp işin esası incelenerek, davacı kurumun zarara uğratılmasında kimlerin sorumlu olduğu, kusur durumlarının ne olduğu, alınan taahhütnameler gereğince bu zararlara mahsuben çiftçilerden herhangi bir tahsilat yapılıp yapılmadığı araştırılarak ve belirtilen bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilerek oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı biçimde karar verilmiş olması…” nedeniyle bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, ek raporda, gerek ceza davasında yer alan belgeler gerekse huzurdaki dava dosyası kapsamına göre davalının neden olduğu kamu zararı toplamının 332.726,57 TL olduğu, bu tutarın teşvikten faydalanan kişilere ait dosyaların tek tek listelenmesi sonucu bulunduğunun bildirildiği, fakat dava dosyası ve ceza dosyası içeriğinde teşvikten faydalanlara ilişkin davaya konu zararın hesaplanmasına yarar yeterli bilgi ve belgenin bulunmadığı, bilirkişi tarafından hesaplanan ve hüküm altına alınan zarar miktarının ne şekilde ve nasıl hesaplandığının denetlenebilir nitelikte olmadığı ve raporun yetersiz ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı anlaşılmaktadır. Şu durumda, Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Bakanlar Kurulu kararı uyarınca davaya konu dönemde teşvikten yararlanan kişilere ilişkin işlem dosyalarının, ödemeye ilişkin banka kayıtlarının ve İdare tarafından hazırlanan teftiş raporu ile rapora dayanak tüm bilgi ve belgelerin dosya arasına alınması, 10.05.2000 tarihli Bakanlar Kurulu kararı uyarınca haksız ödendiği tespit edilen destekleme ödemelerinin ilgilisinden 6183 sayılı yasa gereğince tahsil edilmek üzere Vergi Dairesine intikal ettirileceği düzenlemesi karşısında alınan taahhütnameler gereği bu zararlara mahsuben çiftçilerden herhangi bir tahsilat yapılıp yapılmadığı hususunun araştırılması ve sonrasında yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınarak kusur durumunun ve zarar miktarının belirlenmesi gerekir. Ayrıca iş yoğunluğu, personel yetersizliği, arazilerin çokluğu ve tapusuz arazilerde tespit güçlüğü gibi durumlar nazara alınarak, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 43. ve 44. (6098 sayılı TBK’nın 51. ve 52.) maddeleri gereği hakkaniyet indirimi hususunun da gözetilmesi gerekir. Açıklanan nedenlerle eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir…” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilerek davaya konu kamu zararının hesaplanmasında davacı kurumdan gerekli belgeler ve dekontlar istenilmek suretiyle yeniden bilirkişi raporu alındığı ve alınan rapor uyarınca kamunun zarara uğradığının belirlendiği, Yalova Defterdarlığı tarafından haksız ödeme yapıldığı iddia edilen dava dışı 3. şahısların herhangi bir ödeme yapmadıklarının bildirildiği ve dava kamu zararının oluşmasında dosya içerisine alınan İlçe Tarım ve Orman İlçe Müdürlüğü personel listesi de dikkate alınarak kamu zararının oluştuğu dönemde çalışan personel sayısı, işlerin yoğunluğu, tapusuz arazilerin tespitinin güçlüğü ve arazilerin çokluğu dikkate alınarak 818 sayılı Borçlar Kanunun 43 ve 44. maddeleri uyarınca hakkaniyet indirimi yapılmak suretiyle davanın kısmen kabulü ile 110.908,85 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Yasası’nın 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına 20.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.