YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/7937
KARAR NO : 2022/14589
KARAR TARİHİ : 14.11.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; mahkemece kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı …. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuş; davacı vekili ile davalı …. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ile davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili, müvekkilinin Atatürk’ün manevi kızı olan …’nin mirasçısı olduğunu, muris …’nin 01.08.2012 tarihinde vefat ettiğini, Atatürk’ün İş Bankası’nda nemalandırdığı bedelin hakettiği oranda …’ye verilmediğini, bu nedenle tahsilinin yarıda kalıp küçük yaşta evlenmek zorunda bırakıldığını, vasiyetname gereği alması gereken bedel yerine sigara parasına kadar düşen ödemelerin getirdiği zorlu hayat koşulları nedeniyle murisin maddi sıkıntılar ve manevi üzüntü yaşadığını iddia ederek 10.000.000 TL manevi tazminatın murisin vefat tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, davacının Atatürk’ün mirasçısı olmadığı gibi …’nin tek mirasçısı durumunda bulunmadığından tek başına dava açma hak ve yetkisinin olmadığını, muris …’nin sağlığında iken ileri sürmediği manevi tazminat isteme hakkını mirasçısının isteme hakkının olmadığını, murisin manevi zarara uğradığı iddiasının doğru olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Davalı …. vekili, talebin zamanaşımına uğradığını, vekil eden bankanın Atatürk’ün isteği ile 1924 yılında kurulduğunu, vasiyetname gereğinin yerine getirildiğini, ayrıca vasiyetnameye göre yapılacak ödemelerden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, pasif husumet bulunmadığını, davacının TMK 25/4. gereği muris adına manevi tazminat davası açma yetkisinin bulunmadığını, manevi tazminat yasal koşullarının oluşmadığını, ortada bir zarar durumunun bulunmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; davacının murisi …’nin 01.08.2012 tarihinde vefat ettiği, …’nin sağlığında iken Atatürk’ün vasiyetnamesinde açıkladığı kadar parasal ödeme almadığını, bu nedenle zor koşullarda yaşadığını, manevi ve psikolojik olarak zarara uğradığını ileri sürdüğüne göre murisin sağlığında iken çektiği sıkıntıları görmüş olması ve bu konuda bilgi sahibi bulunması gerektiği, TBK’nın 72. Maddesine göre, murisin 01.08.2012 ölüm tarihinde zararı ve tazminat yükümlüsünü bildiği dikkate alınarak davanın açıldığı 27.07.2017 tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu dikkate alınarak davanın reddine karar verilmiştir.
Anılan karara karşı davacı vekili ve davalı …. vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince; davacının müteveffa …’nin yasal mirasçısı olmakla dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, muris …’nin 01.08.2012 tarihinde vefat ettiğinde davada TBK’nın 72. Maddesi uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu, ilk derece mahkemesi kararında mahkemenin hukuki değerlendirmesi bakımından yasaya aykırı bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve davalı …. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili ve davalı …. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve HMK 355. maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş ve özellikle, TMK’nun 25/4. maddesinde “Manevi tazminat istemi, karşı tarafça kabul edilmiş olmadıkça devredilemez; miras bırakan tarafından ileri sürülmüş olmadıkça mirasçılara geçmez.” düzenlemesi gereği kişilik hakları şahsa sıkı sıkıya bağlı haklardan olup davacı murisi tarafından sağlığında davalılara karşı manevi tazminat davası açılmadığından davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle red gerekçesi doğru değilse de sonucu itibariyle karara doğru olduğundan, davacı vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün HMK 370/1. maddesi gereğince ONANMASINA, HMK 302/5 ve 373. maddeleri uyarınca dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine, aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına ve aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna 14.11.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.