YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8203
KARAR NO : 2022/10492
KARAR TARİHİ : 19.09.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
Taraflar arasındaki tazminat davasının kısmen kabulüne dair verilen kararın davalı … vekili tarafından süresi içinde temyizi istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin 04/11/2019 tarih, 2017/452 Esas ve 2019/10052 Karar sayılı ilamında özetle; birleşen dava yönünden de davanın kısmen kabulüne karar verildiği gerekçede belirtilmiş olmasına rağmen, bu davadaki işlemiş faiz alacağı yönünden hüküm tesis edilmemek suretiyle, kararın gerekçesi ile sonucu arasında yaratılan çelişkinin giderilmesi ve bağımsızlığını koruyan birleşen dava yönünden ayrıca hüküm kurulması; davacı … için hak ve nasafet kuralları çerçevesinde daha yüksek manevi tazminata hükmedilmesi gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda; davalı … Tur. A.Ş’nin araç işleteni sıfatı bulunmadığından, bu davalı hakkındaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı … hakkındaki asıl ve birleşen davanın kısmen kabulü ile davacı … için 1.368,96 TL. ve davacı … için 1.041,82 TL. maddi tazminatın, davacı … için 1.000,00 TL. ve Tayfun için 5.000,00 TL. manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalıdan tahsiline; araç hasar bedeli talebi konusuz kaldığından bu talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; hüküm, davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Asıl dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar ve araç hasarına ilişkin maddi ve manevi tazminat; birleşen dava, asıl davaya konu edilen tazminatların işlemiş faizlerinden oluşan alacak istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın 150. maddesinin 1. fıkrasında “usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir” düzenlemesi; aynı maddenin 2. fıkrasında ise “usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflardan biri duruşmaya gelir, diğeri gelmezse, gelen tarafın talebi üzerine, yargılamaya gelmeyen tarafın
../…
yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır” düzenlemesi yapılmıştır. Bu yasal düzenlemeler gereği; usulünce tebligat yapılmış olan davacı tarafın duruşmaya gelmediği durumda, yargılamaya devam edilebilmesi davalı tarafın rıza ve isteğine bağlı olup, davalı yanın davayı takip etmek istemediğini bildirdiği durumda, dosyanın işlemden kaldırılmasına karar vermek gerekir.
Somut olayda; davacılar vekilinin 03/05/2017 tarihinde vekillikten istifa ettiği ve davacıların başka vekil tayin etmediği; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi’nin bozma ilamının, davacı …’ye usulüne uygun biçimde 19/10/2020 tarihinde tebliğ edildiği; davacı …’a bozma ilamının tebliğine ilişkin bir belgenin dosyada bulunmadığı; her iki davacı bakımından da davanın esası hakkında karar verilen 06/04/2021 tarihli celseye ilişkin duruşma gününün bildirilmesi için tebligat çıkartılıp, davacı …’ye tebligatın yapıldığı ve Tayfun adına çıkan tebligatın iade döndüğü duruşma zaptına yazılmışsa da anılan tebligat parçalarının dosyada olmadığı; karar celsesi olan 06/04/2021 tarihli duruşmada davacı taraftan kimsenin bulunmadığı ve davalı … vekilinin davayı takip etmek istemediklerini beyan ettiği; mahkemenin ise, davacıların ya da vekillerinin bulunmadığı duruşmada, davanın esası hakkında karar verdiği görülmektedir.
Diğer yandan, davacı …’un karar celsesi olan 06/04/2021 tarihinden önce (10/03/2021’de) öldüğü ve bu davacı adına davaya devam etme ihtimali bulunan mirasçıları tespit edilip adlarına tebligat çıkartılarak taraf teşkili sağlanmadan, esastan karar verildiği görülmektedir ki her iki davacı yönünden de yapılan işlemler usule aykırıdır.
Açıklanan nedenlerle; davacı …’ye 06/04/2021 tarihli duruşma gününün usulünce tebliğ edilip edilmediği (tebliğ yapılmışsa belgelerinin dosyaya kazandırılması) kontrol edilip, davalı … vekilinin anılan celsede davayı takip etmediklerine ilişkin beyanı da dikkate alınarak, adı geçen davacının davası yönünden, HMK’nın 150/2. maddesi gereği dosyanın işlemden kaldırılmasına; davacı …’a bozmadan sonra duruşma günü tebliğ edilememiş ve adı geçen davacı 10/03/2021 tarihinde ölmüş olup davada taraf ehliyeti kalmadığından, mirasçıları tespit edilip adlarına tebligat çıkartılması, davaya devam etmek istemeleri halinde davacı … yönünden davaya devam edilerek esas hakkında karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle ve usule aykırı işlemlerle karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,
peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 19/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.