Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/8513 E. 2022/13377 K. 31.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8513
KARAR NO : 2022/13377
KARAR TARİHİ : 31.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Mirasçıları vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay(Kapatılan) 17.Hukuk Dairesi’nin 14/05/2018 tarih, 2015/16979 Esas ve 2018/4974 Karar sayılı bozma ilamında; “davalı 3.kişi …’ın satın aldığı taşınmaz yönünden; davalı 3.kişi …’ın davalı borçlu …’ın yanında zaman zaman taşeron olarak çalıştığı ve zaman zaman borçlu …’dan iş aldığı, birlikte çalıştıkları anlaşılmakta olup bu durumun tarafların da kabulünde olduğu, buna göre; davalı …’ın İİK’nun 280. madde kapsamında borçlunun mali durumunu ve alacaklıları ızrar kastını bildiği veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun kabulü gerektiği belirtilerek davanın bu gerekçelerle kabulü ile taşınmaz 4.kişiye devredildiğinden üçüncü kişi … yönünden İİK’nun 283. maddesine göre davanın bedele dönüşeceği dikkate alınarak mahkemece davalı üçüncü kişi …’ın taşınmazı elinden çıkardığı tarihteki gerçek değeri nisbetinde (takip konusu alacak ve fer’ileri ile sınırlı olmak üzere) tazminat ödemesine hükmedilmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılamada toplanan delillere göre; asıl davada; … hakkındaki davanın reddine, … hakkındaki dava daha önce kesinleşmiş olduğundan bu davalı hakkında karar verilmesine yer olmadığına, …, … ve … hakkındaki davaların kabulüne,Mersin ili … İlçesi, … Köyünde kain ve davalı … adına kayıtlı 1296 parselde H Blok 4. Kat 10 numaralı Bağımsız bölüm ile Gaziantep ili … ilçesi … Mah. de kain ve davalı … adına kayıtlı 109 ada 29 parselde 2. Kat 3 numaralı bağımsız bölümlerin davalılar arasındaki satışlarına ilişkin tasarrufların davacı açısından iptali ile Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2012/2175 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi tanınmasına, Adana ili … ilçesi … Mah. 11391 ada 4 parselde 40 numaralı bağımsız bölümün davalılar arasındaki satışına ilişkin tasarrufun davacı açısından iptali ile bu taşınmazla ilgili davanın bedele dönüştüğü göz önüne alınarak, Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2012/2175 Esas sayılı takip dosyasındaki asıl alacak ve ferileriyle sınırlı olmak üzere, taşınmazın davalı …’ın elinden çıktığı tarihteki değeri olan 90.000,00 TL’nin davalı …’dan alınarak davacıya verilmesine, birleşen davanın kabulüne, Mersin ili … İlçesi, … Köyünde kain ve davalı … adına kayıtlı 1296 parselde H Blok 4. Kat 10 numaralı Bağımsız bölüm ile Gaziantep ili … ilçesi … Mah. De kain ve davalı … adına kayıtlı 109 ada 29 parselde 2. Kat 3 numaralı bağımsız bölümlerin davalılar arasındaki satışlarına ilişkin tasarrufların davacı açısından iptali ile bu taşınmazlar üzerinde Adana 2. İcra Müdürlüğünün 2012/5406 ve Adana 8. İcra Müdürlüğünün 2012/10036 esas sayılı dosyalarındaki asıl alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere haciz ve satış yetkisi tanınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı … Mirasçıları vekili, davalı … vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı … vekili ve davalı … vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava; İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
İİK’nun 282. maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda, davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gereği açıktır. Taraf ehliyeti dava koşullarından olup mahkemece öncelikle ve resen incelenmesi gereken hususlardandır. Somut olayda borçlu konumundaki …’ın 11/02/2020 tarihinde vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişse de; dosyaya giren Adana 4. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2020/521 Esas ve 2020/515 Karar sayılı ilamından, borçlu …’ın mirasçılarının mirasın kayıtsız şartsız reddini talep ettikleri ve talebin kabul edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Zorunlu hasım olan borçlunun en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereklidir. Bu durumda, anılan mirasın reddi kararı kesinleştiğinden, mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmalı, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunmalıdır. Açıklanan nedenlerle taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir. Zira mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res’en yapılması gereken işlemlerdendir. Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz.(Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 27.1.1995 gün ve 1995/13145,1995/947;HGK’nun 29.1.1975 gün 1682-100 ve 3.7.2002 gün 15/572-577 sayılı kararları aynı doğrultudadır)
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekili ve davalı … vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı … Mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar … mirasçıları … ve …’a geri verilmesine 31.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.