YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8564
KARAR NO : 2022/10883
KARAR TARİHİ : 27.09.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tahkime ilişkin tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; İtiraz Hakem Heyeti tarafından davalı vekilinin itirazının reddine dair verilen kararın davalı vekili tarafından süresi içinde temyizi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 12/03/2017 tarihinde, müvekkilinin, yolcu olduğu araçta meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını gelişen maluliyetinin oluştuğunu bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 24.000,00TL maddi tazminatın faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 140.195,33 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komiyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulü ile 132.051,77TL sürekli iş göremezlik tazminatının 06/03/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin 8.143,56TL talebinin reddine karar verilmiş; hükme karşı, davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01.09.2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01.06.2015 tarihinden sonra da Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Somut olayda davacı tarafından hakeme başvuru sırasında dosyaya sunulan 05/02/2020 tarihli Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesince düzenlenen raporda davacı …’ın kazadan kaynaklı olarak sağ humerus kırığı nedeniyle geçirdiği operasayon sonucu maluliyetinin %6 ve zihinsel ruhsal davranışsal hastalık–yaygın anksiyete bozukluğu-panik bozukluk-ağır stres tepkisi ve uyum bozukluğu tedavi ile işlevselliği kısmen düzelen maluliyetinin ise %25 olduğu rapor edilmiş,Uyuşmazlık Hakem Heyetince yargılama sırasında alınan 04/08/2020 tarihli Ankara Üniversitesi Cebeci Araştırma ve Uygulama Hastanesi Başhekimliği’nin raporunda yineleyen depresif bozukluk özür oranın %20 olduğu rapor edilmiştir.Hakem Heyetince bu rapor hükme esas alınmışsa da kaza tarihi,raporda dayanak alınan yönetmeliğin kaza tarihinde yürürlükte olmadığı ve bu hali ile hüküm kurmaya elverişli olmadığı sabittir. Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi raporu ise her ne kadar kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre hazırlanmış ise de raporu düzenleyen heyette, davacının dava konusu kazadan kaynaklı yaralanmasındaki psikiyatrik değerlendirmeleri yapacak uzman doktorun da bulunmadığı yine travma sonrası stres bozukluğunun davacının bakiye ömrü boyunca aynı oranda devam edip etmeyeceği hususunun da tespit edilmediği anlaşılmıştır.Şu halde her iki raporda yetersizdir.
Davacı %6 fiziksel maluliyeti için daha önce dava açmış ve ödeme almıştır.Şimdi ise değişen-gelişen durumu olduğunu iddia etmektedir.
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen” travma sonrası stres bozukluğu” nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği,artan ve gelişen durumunun olup olmadığı, belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun ömür boyu sürüp sürmeyeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamış kararın bu sebeble bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 27/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.