YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8582
KARAR NO : 2022/16313
KARAR TARİHİ : 06.12.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … Yurdakul vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, davalı borçlu …AŞ. hakkında takip başlatıldığını, borçlunun alacağı karşılayacak mal varlığı olmadığını ve alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazını 01.12.2004 tarihinde davalı …’e devrettiğini belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptali ile diğer davalı şirket ortakları …, … ve …’in alacaklılarını zarara uğratmak kastı ile kusurlu hareketleri sonucu verdikleri bu zararın kendilerinden tahsilini talep etmiştir.
Mahkemenin, davalı … yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden davanın reddine ilişkin kararı, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.03.2019 gün 2016/9821 Esas- 2019/3179 karar sayılı ilamı ile kararın gerekçesiz olduğundan bahisle bozulmasına karar verilmiş, bozmadan sonra mahkemece, ivazlar arasında fahiş fark olduğu gerekçesi ile tasarrufun İİK’nın 278/2. maddesi gereğince iptaline karar verilmiş; hüküm davalı … Yurdakul tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK’nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali davasına ilişkindir.
Mahkemece, ivazlar arasında fahiş fark olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamıştır. Dava konusu taşınmazın tapudaki satış değeri 91.000,00 TL, bilirkişinin tesbit ettiği rayiç değer ise 635.000,00 TL olduğundan ivazlar arasında önemli bir oransızlık bulunmakla birlikte, İİK’nın 278/2. maddesi gereğince bu tasarrufun iptali için, tasarrufun acizden veya hacizden geriye doğru 2 yıl içinde yapılmış olması gerekir. Somut olayda tasarruf tarihi 01.12.2004 olup, haciz ise 21.07.2010 tarihinde yapılmıştır.Hacizden geriye doğru 2 yılık süre geçtiğinden bu maddenin uygulama olanağı bulunmamaktadır. Davalı üçüncü kişi …’in borçlu ile bir akrabalık veya borçlunun mali durumunu bilebilecek şahıslardan olduğu da ispatlanmadığından, davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ‘a geri verilmesine 06.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.