Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/8698 E. 2022/15025 K. 21.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8698
KARAR NO : 2022/15025
KARAR TARİHİ : 21.11.2022

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Samsun Asliye Ticaret Mahkemesi

Davacılar …, … ve … vekili Av. … tarafından, davalı … aleyhine 24.01.2020 gününde verilen dilekçe ile trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne dair verilen 03.02.2022 günlü karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusu üzerine yapılan incelemede; istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen 26.04.2022 günlü Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi kararının Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Davacılar vekili; 18.11.2010 tarihinde müvekkillerinin murisi …’un traktörle seyir halinde iken kaza yaparak hayatını kaybettiğini, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmadığını belirterek, belirsiz alacak davası olarak, 100,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 29.11.2021 tarihli bedel artırım dilekçesi ile talebini davacı … yönünden 113.191,21 TL, davacı … yönünden 19.543,50 TL, davacı … yönünden 23.790,78 TL olarak artırmıştır.
Davalı vekili; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile davacı … yönünden 113.191,21 TL, davacı … yönünden 19.543,50 TL, davacı … yönünden 23.790,78 TL’nin 22.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesince; davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyanın incelenmesinde; davacıların destekten yoksun kalma zararına ilişkin rapor düzenleyen bilirkişi tarafından desteğin ve davacıların muhtemel yaşam süresinin, TRH 2010 yaşam tablosu uygulanmak suretiyle hesaplama yapıldığı, davacı vekilinin belirli hale getirme dilekçesi ile TRH 2010 yaşam tablosu uyarınca yapılan hesaplamada belirlenen miktar üzerinden talepte bulunduğu ve mahkemece de talep doğrultusunda davacıların maddi tazminat isteminin kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır.
Davacıların, desteğin ölümü nedeniyle uğradığı zarar, geleceğe ilişkin olduğundan, muhtemel yaşam süresinin usul ve uygulamaya uygun olarak belirlenmesi önem kazanmaktadır. Hal böyle olunca, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 1989/4-586 esas, 1990/199 sayılı kararı ve Dairemizin yerleşik içtihatları gereği, olay tarihi itibariyle PMF 1931 yaşam tablosu ve progresif rant tekniği uygulanmak suretiyle hesaplama yapılması gerekirken TRH 2010 yaşam tablosu esas alınarak yapılan hesaplamaya göre hüküm tesisi doğru değildir. Karar açıklanan nedenle bozulmalıdır.
2- Davacı vekili meydana gelen kaza nedeniyle ortaya çıkan zararın tazmini amacı ile eldeki davayı açmış, faiz türü olarak avans faize karar verilmesini talep etmiş, avans faize karar verilmiştir. Kazaya karışan aracın hususi kullanımı sırasında zarar gerçekleştiğinden, bu durumun aksi de ispat edilemediğinden faiz türü olarak yasal faize karar verilmesi gerekirken avans faize karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda (1 ve 2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle HMK 373/1. maddesi gereğince KALDIRILMASINA ve İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 371. maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 31.10.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.