Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/8951 E. 2022/11931 K. 11.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8951
KARAR NO : 2022/11931
KARAR TARİHİ : 11.10.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen başvurunun usulden reddine dair karara karşı davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen 25/11/2019 tarih 2019/İHK-17810 sayılı itirazın reddine dair kararın süresi içinde davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacılar vekili; 25/06/2018 tarihinde davalıya … poliçesi ile sigortalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla talebini 182.591,09 TL olarak belirlemiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, maluliyet raporunun usule uygun olmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiş, davacılar vekilinin karara itirazı üzerine İtiraz Hakem Heyetince, itirazın reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 115. maddesi “(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez.” düzenlemesini içermektedir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporların, haksız fiil; 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğüne, 11/10/2008 ila 01/09/2013 tarihleri arasında ise Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine, 01/09/2013 tarihinden sonra ise Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine, 01/06/2015 tarihinden sonra ise Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20/02/2019 tarihinden sonra ise Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Söz konusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yukarıda bahsedilen yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; 25.06.2018 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak, davacı tarafından sunulan Dicle Üniversitesi Hastaneleri Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 31/12/2019 tarihli raporun kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması, Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde düzenlendiği anlaşılmakla, başvurunun usule uygun olmadığı gerekçesiyle usulden reddine ve bu karara davacı tarafından yapılan itirazın İtiraz Hakem Heyetince reddedilmesine dair karar dosya kapsamına uygun olmamıştır.
Açıklanan hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı tarafından başvuruda ibraz edilen 31/12/2019 tarihli ve %20 özür oranını içeren maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri ile ekindeki cetvellere uygun biçimde düzenlendiği de gözetilmek suretiyle inceleme yapılarak karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle, davanın usulden reddine dair Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davacının yaptığı itirazın İtiraz Hakem Heyetince reddedilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, İtiraz Hakem Heyeti’ne iletilmek üzere, İtiraz Hakem Heyeti kararının saklanması kararını veren İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’ne dosyanın gönderilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 11/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.