Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/8987 E. 2022/14785 K. 16.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/8987
KARAR NO : 2022/14785
KARAR TARİHİ : 16.11.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı Köylere Hizmet Götürme Birliği vekili Avukat … tarafından, asıl davada davalılar … Ürünleri Ltd. Şti. ve diğerleri aleyhine 23/05/2011 gününde verilen dilekçe ile birleşen dava da … ve diğerleri aleyhine 01/08/2011 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.

K A R A R

Hükmüne uyulan bozma ilamında özetle; Birleşen dava dosyası asıl dava dosyası arasına alınsa da, yargılama aşamasında bu davalılara herhangi bir tebligat yapılmadığı, duruşmaya katılmadıkları, mahkemece yargılama sonunda verilen karar başlığında bu davalıların adının yazılmadığı gibi hüküm kısmının da bu davalıları kapsamadığının anlaşıldığı, bu şekilde birleşen Yeşilyurt Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/144 esas sayılı dosyasında yer alan istemler yönünden herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşıldığından birleşen dosya hakkında bir karar verilmek üzere hükmün bozulması gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra yapılan yargılama sonucunda, net olarak hangi firmanın hangi aracının zarara sebebiyet verdiğinin belirtilmediği gibi kaybolması muhtemel deliller yönünden tespit davası da açılmadığı, yine trafik düzenlemelerine dair kanunlara ve yönetmeliklere aykırı olarak ağır tonajlı araçların zarara sebebiyet verdiği iddia edilmesine karşın herhangi bir firma aracının trafik ekiplerine şikayet edilmediği ve/veya tespit edilecek araca trafik idari cezası uygulanmadığı, zira böyle bir durum olsa idi davanın açılma zamanında delil olarak sunulabilecekken dava dilekçelerinde bu tür delile dayanılmadığı, gerek 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6. maddesindeki “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” düzenlemesi ve gerekse 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190/1. maddesindeki “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” düzenlemesi uyarınca davalıların araçlarının yola zarar verdiği iddiasına yönelik dava konusunda ispat yükünün davacı tarafta olduğu davacının ispat mükellefiyetini yerine getiremediği anlaşılmakla açılan asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda dökümü yazılı 80,70 TL temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna 16/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.