Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/9025 E. 2022/13538 K. 01.11.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9025
KARAR NO : 2022/13538
KARAR TARİHİ : 01.11.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahkim davası hakkında Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetinin itirazın reddine dair kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz yoluna başvurulmakla, dosya incelendi, gereği düşünüldü;

K A R A R

Davacı vekili; 02/03/2018 tarihinde müvekkilinin kendi aracında seyir halinde iken davalı … nezdinde trafik sigortalı araç ile çarpışması neticesinde yaralandığını ve % 21,8 oranında vücut fonksiyon kaybına uğradığını bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 47.895,00 TL sürekli iş göremezlik ve 500,00 TL geçici iş göremezlik, 500,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.105,00 TL rapor masrafının davalı … şirketinden faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.Bilirkişi raporu doğrultusunda dava değerini 90.035,75TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili davanın reddin savunmuştur.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; sürekli iş göremezlik tazminat talebinin kabulüne, 84.241,00TL’nin 03/12/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri ve adli tıp rapor ücreti taleplerinin reddine karar verilmiş, karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuşur. İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazı reddedilmiş; karar, davalı vekilince karar temyiz edilmiştir.
1- Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, İtiraz Hakem Heyeti kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre; davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Dosya kapsamından; davalı vekili tarafından temyiz aşamasında sunulan Konya 17. Noterliğinin 13/09/2019 tarih ve 12542 yevmiye numarası ile tasdikli temlikname ile davacı … tarafından Neova Sigorta AŞ’den trafik ve kasko sigortasından kaynaklı hak ettiği veya hakedeceği her türlü alacağından 25.000,00 TL’ye kadar olan hak edişlerini ve alacağını … isimli kişiye devrettiğini beyan ederek imzalamıştır.
Hukuki bir işlem (tasarrufi işlem) olan alacağın temliki sonrasında alacak üçüncü kişiye intikal etmektedir. Bu andan itibaren üçüncü kişi, borçlu karşısında alacaklı sıfatını kazanmaktadır. Niteliği itibariyle alacağın temliki, alacaklının tasarruf işlemidir. Temlik, alacağın tamamı için yapılabileceği gibi bir kısmı için de yapılabilir. Tam temlikte alacağın aslı ve fer’ileri temlik alana geçmekte olup alacaklı borç ilişkisinde taraf olmaktan çıkar. Temlik alan, temliki ve alacağın varlığını ispat ederek borçludan talepte bulunur. Temlik ile birlikte temlik alan, alacağın aslı ve fer’ileriyle birlikte, alacağa bağlı rüçhan haklarını da iktisap eder. Dolayısıyla temlik konusu alacak itibariyle dava ve takip hakkı da temlik alana geçer. Alacağın temlikinde esasen borç değişmez, sadece onu talep edecek taraf değişmiş olur.
28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6.’da “(1) Bu Kanun uyarınca sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlardan ya da Hesaptan talep edilecek tazminat alacağı ancak;
a) Alacaklı tarafından bizzat,
b) Alacaklının kanuni temsilcisi veya kanuni temsilcinin bizzat vekâlet verdiği avukat vasıtasıyla,
c) Alacaklının bizzat vekâlet verdiği eşi, çocukları, annesi, babası, kardeşleri veya avukatı vasıtasıyla, takip edilebilir. Takip yetkisi, sigortacılık yapan kurum veya kuruluşlar ya da Hesap nezdinde yapılacak işlemleri kapsar.
(2) Tazminat alacağı, sadece hak sahibine veya avukatına ödenir ve birinci fıkrada belirtilen kişiler de dâhil olmak üzere hiç kimseye devredilemez.
(3) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumunca belirlenir.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Şu halde; İtiraz Hakem Heyetince, 28/07/2020 tarihinde yürürlüğe giren 7251 sayılı Kanun’un 57. maddesi ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’na eklenen Ek Madde 6. hükmü ile 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu Ek 6. Maddesinin Uygulanmasına İlişkin Genelge hükümleri de değerlendirilerek sonucuna göre davacının alacağın 25.000,00TL’lik kısmı için aktif husumet ehliyeti konusunda bir değelendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
3- 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13. maddesi ve karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT’nin 17/2. maddesi gereği, davacı yararına hükmedilecek vekalet ücretinin, tarifeye göre belirlenen nispi vekalet ücretinin 1/5’i tutarında (maktu ücretin altında kalmamak kaydıyla) olması gerektiği gözetilmeden, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 01/11/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.