Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/9072 E. 2022/9993 K. 12.09.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9072
KARAR NO : 2022/9993
KARAR TARİHİ : 12.09.2022

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından verilen karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetinin 25/01/2021 tarih ve 2021/İHK-2490 sayılı itirazın kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararın kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne dair verilen kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R

Davacı vekili; 09/02/2018 tarihinde davalı … şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı olan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL bakıcı gideri tazminatı, 100 TL tedavi gideri ve 4.700 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 5.000 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; ıslah dilekçesi ile 1.603,12 TL bakıcı gideri tazminatı, 4.809,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 176.614,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep etmiştir.
Davalı vekili davanın reddini savunmuştur.
Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, başvurunun usulden reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazının kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak başvurunun kısmen kabulüne, 1.603,12 TL bakıcı gideri tazminatı, 4.809,36 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 176.614,12 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 183.026,61 TL’nin 08/01/2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.

Somut olayda hükme esas alınan…Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 08/11/2019 tarihli raporda, davacının trafik kazası sonrası meydana gelen kemik kırıklarına ve travma sonrası stres bozukluğuna bağlı tüm vücut fonksiyon kaybı oranı % 30 olarak hesaplanmış, hakem heyetince bu rapor hükme esas alınarak talebin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğe aykırı düzenlendiğini savunmaktadır. Davacının maluliyetinin haksız fiil sorumlusunun fiili sonucu oluştuğunun, yani haksız fiil ile maluliyet arasında illiyet bağının bulunduğunun da belirlenmesi sorumluluk açısından zorunludur. Bu nedenlerle maluliyet raporu hüküm kurmaya elverişli değildir. Eksik inceleme ile karar verilemez.
Bu durumda, davacının psikolojik tedavisine ilişkin tüm tedavi evrakları dosya arasına getirtildikten sonra muayenesi de yapılarak, kaza tarihinde yürürlükte bulunan “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik” hükümlerine göre, kazadan sonra oluştuğu belirtilen “travma sonrası stres bozukluğu” nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet bulunup bulunmadığı, kaza ile illiyet bağının olup olmadığı, maluliyet oranına etki edip etmediği, belirtilen travma sonrası stres bozukluğunun süreklilik arz edip etmediği (ömür boyu sürüp sürmeyeceği) ve sürekli değilse ne kadar süre devam edeceği konusunda Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümlerinden içerisinde psikiyatri uzmanı da bulunan bir heyetten açıklayıcı, denetime elverişli rapor alınıp sonucuna göre, davalı lehine oluşan kazanılmış haklar da gözetilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 12/09/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.