Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/9261 E. 2022/12137 K. 12.10.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9261
KARAR NO : 2022/12137
KARAR TARİHİ : 12.10.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü.

K A R A R

Mahkemece hükmüne uyulan Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin 14/10/2020 gün, 2019/ 2050 E- 2020/5565 K sayılı ilamında “…. şirket ortağının dava açabileceği, dava açmakta hukuki yararının bulunduğu, hâl böyle olunca, işin esasına girilerek, iddia ve savunma doğrultusunda tarafların tüm delillerinin toplanması, İİK 278, 229-280. maddeler tartışılarak toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilip, varılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği …” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiş olup hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali davasıdır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için,davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki icra takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda; davacı , hakim ortağı bulunduğu … San Tic. Ltd. Şti adına kayıtlı … plakalı aracı davalı …’a satmış, satış karşılığında da 30/07/2014 keşide tarihli 32.000,00 TL bedelli çek almıştır. Söz konusu çekin karşılıksız çıkması sebebi ile alacağını tahsil edebilmek adına davalı … aleyhine Bursa 20. İcra Müdürlüğünün 2014/7474 sayılı takibi başlatmış, takip kesinleşmiştir. Davalı borçlu aleyhine tutulan 08/08/2014 tarihli haciz tutanağının İİK m. 105 kapsamında geçici aciz belgesi niteliğinde olduğuda görülmüştür.
Davalı borçlu Mustafa, dava konusu aracı satın aldıktan 1 gün sonra davalı …’a devretmiştir.
Mahkeme dava konusu aracın kısa sürede el değiştirmesini tasarrufun iptali nedeni saymışsa da, davacı tarafından, davalı 3. kişinin davalı borçlunun durumunu bilen veya bilmesi gereken kişilerden olduğunun ispat edilememesi, dava konusu aracın kasko bedeline yakın bir değer üzerinden devredilmiş olması ve davalı borçlu ve 3. kişinin kötü niyetinin de ispat edilememesi karşısında davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 12/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.