YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9552
KARAR NO : 2022/12433
KARAR TARİHİ : 18.10.2022
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki Hazine zararından kaynaklanan alacak istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; davanın davalı … yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne dair verilen 28/05/2021 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı … vekili tarafından süresi içinde istenilmekle, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Hükmüne uyulan Dairemizin 18/06/2020 gün 2020/1553 Esas- 2020/2027 Karar sayılı ilamında; “Katılma yoluyla temyiz eden davalı …, …, …, … ve … HUMK’nun 432/1. maddesinde yazılı onbeş günlük ve 427/4 ve 433/2. maddelerinde belirlenen on günlük süreleri geçirdikten sonra temyiz ettiği anlaşıldığına göre davalı …, …, …, … ve …’un katılma yoluyla temyiz isteminin reddi gerekmiştir. Davalı …, …, … ve … dışındaki davalılar mahkemenin verdiği 01/10/2014 tarihli kabul kararını temyiz etmediklerinden kabul kararı adı geçen davalılar yönünden kesinleşmiş olmasına rağmen mahkemece adı geçen davalılar yönünden de yeniden hüküm tesisi doğru olmadığı gibi, davalı …, …, … ve …’un ilk kararı temyiz etmelerine rağmen zamanaşımı def’inde bulunmadıkları düşünüldüğünde, tüm davalılar yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.” gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davanın davalı … yönünden zamanaşımı nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulüne, 2.848,79 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karar davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13. maddesi gereğince, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez. Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.
Mahkemece davalı … yönünden davacının maddi tazminat istemi zamanaşımı nedeniyle tamamen reddedildiğine göre, kendisini vekille temsil ettirmiş olan davalı … yararına Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin (4) numaralı fıkrası uyarınca, reddedilen miktar üzerinden, kabul edilen miktarı geçmemek üzere maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davalı … lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın yukarıda açıklanan nedenlerle davalı … yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 18/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.