YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9565
KARAR NO : 2022/11877
KARAR TARİHİ : 10.10.2022
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
İLK DERECE MAHKEMESİ : Muratlı Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen hükme karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair verilen kararın süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili; 24/12/2002 tarihinde müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu araç ile davalının işleteni olduğu aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak 100,00 TL geçici işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 300,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, trafik kazasının 24/12/2002 tarihinde gerçekleştiği, maddi tazminat istemine konu eldeki davanın ise (10 yıllık) ceza zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, mutlak zamanaşımı süresi olan 10 yıllık süre dolduktan sonra 28/04/2021 tarihinde açıldığı, davacı vekili her ne kadar 2 yıllık zamanaşımının rapor tarihi olan 19/08/2019 tarihinden itibaren başlayacağını iddia etmiş ise de davacının ceza dosyasına katılarak faili öğrenmiş olduğu, ceza dosyasının kesinleşme tarihinin 16/09/2003 olduğu, davacının iş bu tarihler ile sonraki tarihlerde tedavi gördüğü ya da maluliyetine neden olan rahatsızlığı ile ilgili bir bilgi belge sunmadığı 17 yıllık bir süreden sonra rahatsızlığının dava konusu kaza sebebiyle olduğu iddiasının hakkaniyete aykırı olduğu, ayrıca KTK’nın 109/2. maddesindeki uzamış ceza zamanaşımı süresi içinde de davanın açılmadığı, davalı tarafın cevap dilekçesi ile süresinde usulüne uygun olarak zamanaşımı def’inde bulunduğu gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, davaya konu trafik kazasında bir kişinin öldüğü, davacı dahil üç kişinin yaralandığı, bu durumda ceza zamanaşımı süresinin, olay tarihi olan 24/12/2002 tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nın 455/2. ve 102 maddesi uyarınca 10 yıl olduğu, dosyada mübrez sağlık kurulu raporunda, vücut yüzeyini kaplayan skar nedeniyle %5, opere sol ayak bilek kırığı antalijik yürüyüş nedeniyle %8 maluliyet oranı verildiği, kazanın gerçekleşmesiyle birlikte zararı ve zarar yükümlüsünü kaza tarihi itibariyle öğrenen davacının, bu süre geçtikten sonra 28/04/2021 tarihinde davasını ikame ettiği, bu durumda, davalı vekilinin süresi içerisinde gerçekleştirdiği zamanaşımı savunması doğrultusunda davanın reddine karar verilmiş olmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak davacı vekilince yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK’nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda, Bölge Adliye Mahkemesince verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK’nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK’nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK’nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, Dairemiz karar örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz peşin harcın onama harcına mahsubuna, 10/10/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.