Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2022/9621 E. 2022/17301 K. 20.12.2022 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9621
KARAR NO : 2022/17301
KARAR TARİHİ : 20.12.2022

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasının yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerle davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, borçlu Hakan hakkında yapılan takibin semeresiz kaldığını, borçlunun dava konusu taşınmazını davalı …’ya sattığını belirterek, muvazaalı satışın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin, davanın hak düşürücü süreden reddine ilişkin kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 03.05.2016 tarih ve 2016/5852 E-2016/5361 K sayılı ilamı ile “…davanın TBK’nın 19. maddesi gereğince değerlendirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiş, bu kez yine aynı Daire tarafından 25.11.2019 tarih, 2017/5646 Esas 2019/10998 Karar sayılı ilam ile kısa karar ile gerekçeli kararın birbirine aykırı olduğundan bahisle bozulmuş, bozmadan sonra davalıların akraba olduğu, satışın muvazaalı olduğu gerekçesi ile dava kabul edilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava BK’nın 19. maddesine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir.
1.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere mahkeme kararının diğer gerekçe ve değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı … vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2.Bu davalarda da davacının amacı alacağının tahsilini sağlamak olduğundan, davanın kabulü halinde İİK’nın 283/1.fıkrasının kıyasen uygulanarak davacıya haciz ve satış isteme yetkisi verilmelidir. Ancak dava konusu taşınmaz yargılama devam ederken başka alacaklılar Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.04.2013 tarih 2011/104 Esas 2013/309 Karar sayılı dosyasında açılan tasarrufun iptali davası sonucunda, 25.04 2017 tarihli ihalede alacağa mahsuben alacaklılara 480.000,00 TL bedel karşılığı satılmış ve ihale 24.05.2017 tarihinde kesinleşmiştir.
Bu durumda, davacının artık aynı taşınmaz hisselerinin haczini ve satışını isteme imkanı ortadan kalkmıştır. Yapılacak iş, Amasya 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 10.04.2013 tarih 2011/104 Esas 2013/309 Karar sayılı dosyasındaki alacağın tahsilinden sonra bakiye bir bedel kalıp kalmadığı tesbit edilerek, bedel kalmamış ise konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bir bedel kalmış ve bu bedel üçüncü kişiye ödenmiş ise davacının alacağı ile sınırlı olarak bu bedelin o kişiden tahsiline karar verilmesinden ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nederlerle temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı …’a geri verilmesine 20.12.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.