YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2022/9897
KARAR NO : 2022/11554
KARAR TARİHİ : 05.10.2022
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.09.2018 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istenmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine dair verilen 29.04.2019 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
K A R A R
Davacı vekili; davalı şirkete zorunlu trafik sigortalı aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili; başvurunun reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince; başvurunun kabulüne, 46.659.87 TL tazminatın 22.08.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline
karar verilmiş; karara karşı davalı vekili itiraz yoluna başvurmuştur. İtiraz Hakem Heyetince; davalının itirazının reddine dair verilen karar, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
1-Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
5271 sayılı CMK’nın 253/17. bendinde; “Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder” hükmünü; aynı maddenin 19. bendi ise “… Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden sayılır.” hükmünü haizdir.
Öte yandan, 6098 sayılı TBK’nın 166. maddesinin 3. fıkrası hükmüne göre; “Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra sözleşmesi, diğer borçluları da ibra edilen iç ilişkideki borca katılma payı oranında borçtan kurtarır.” İbranın diğer müteselsil borçlulara etkisine ilişkin bu özel hükümle alacaklının sadece bir borçluyu ibra etmesi üzerine, ibra ettiği borçlunun iç ilişkideki payı kadar, diğer borçlulara karşı da alacak hakkını kaybedeceği hükme bağlanmıştır.
Karayolları zorunlu mali mesuliyet sigortası, işletenlerin ve işletenlerin kusurlarından kendi kusuru gibi sorumlu olduğu araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan diğer yardımcı kişilerin kusuru ile meydana gelen ve 2918 sayılı KTK’nın 85/1 maddesi kapsamında kalan zararlardan sorumlu olduğuna göre (KTK m. 91/1) işleten ve/veya araç sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan diğer yardımcı kişilerin zarar görene karşı tazminat yükümlülüğünün kalmadığı durumlarda …’nin de bu kişilere karşı herhangi bir sorumluluğu kalmayacaktır.
Somut olayda; davaya konu trafik kazası nedeniyle önerilen uzlaşma teklifinin davacı tarafından edimsiz olarak kabul edildiği ve soruşturmanın bu şekilde sonuçlandırılmasının talep edildiği anlaşılmakla, yukarıda zikredilen yasal düzenlemeler doğrultusunda soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamayacağının kabulü ile davacının tazminat talebinin tümden reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle talebin kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine 05.10.2022 gününde Üye …’un karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun bozma kararına katılmıyorum.